Sabahın saat dördünde yataklı kompartımanın - AlıntıSöz

Sabahın saat dördünde yataklı kompartımanın kapısı vuruldu. Gümrük memuruydu. Memur benimle Lehçe konuştu, ben anlamadığımı gösteren bir işaret yaptım ve pasaportu uzattım. Pasaportumun düzgün olduğunu görünce yeni bir soru sordu. Üstümdeki kuşette yatan yolcu, adamın dediğini İspanyolcaya çevirdi: Yanınızda Polonya parası var mı diye soruyor. Ben de olmadığını söyledim. Sonra o röportajdan aldığım 200 zloti geldi aklıma. Ülke dışına çıkarılamayan bu para beş dakika sonra hiç işime yaramayacaktı. Parayı çıkarıp görevli memura verdim. Bu paraya el koymaya hakkımız yok, dedi, tercüman aracılığıyla. Polonya'dan çıkmadan önce harcamanız gerekirdi. Vaktim olmamıştı. İstasyon restoranının açıldığını, oradan bana bir şey alabileceğini söyledi. Aklıma hiç bir şey gelmiyordu. Adam ısrar etti, bana vakit kaybettirdiğini fark ettim. Bana sigara alın, dedim. On dakika sonra geri döndüğünde gülmekten katılıyordu. Sigara kartonlarını kamaranın içine kadar itti: 200 paket sigara vardı. Tercümanım, bu kadar parayla kendime bir fotoğraf makinesi alabileceğimi söyledi. Ben yatmaya hazırlanıyordum ama memur orada durmuş, makbuz defterine bir şeyler yazıyordu. Makbuzu bana uzattı. İhracat vergisi ödemem gerekiyormuş. Polonya'daki tek sermayemin bu sigaralar olduğunu söyledim ona. Memurla tercüman arasında bir diyalog başladı. Memur şöyle bir düşündü. Ben ödemeyi sigara olarak alamam, dedi. Ama 20 paketini satın alabilirim, bu da verginin karşılığıdır. Bunun üzerine yirmi paketi saydım ve ona teslim ettim. Memur onların parasını ödedi, ben de 20 zloti'yi ona geri verdim. Sonra açık kolinin geri kalanını kapıya doğru ittim ve canının istediği gibi içebileceğini söyledim. İhraç malı olduğu için bunu kabul edemeyeceği yanıtını verdi. Bu durum bana öyle eğlenceli görünmüştü ki, devam ettirmeye karar verdim. Benden satın aldığı 20 paketin kaçak yoldan ülkeye geri girdiğini anlattım ona. Adam omuzlarını silkti. Sizden bir sigara kabul edebilirim, dedi. Ona bir sigara verdim. O da bana ateşi uzattı ve iyi yolculuklar diledi. Aradan iki saat geçtikten sonra o iki sigara kolisine Çekoslovakya'da el konulmuştu çünkü ithalat vergisini ödeyecek kronum yoktu.

Diğer Gabriel Garcia Marquez Sözleri ve Alıntıları