1939 Ağustos'unun sonlarında Britanyalı tüccarlar Almanya 'ya konserve, kauçuk, bakır ve gomalak satmak uğruna birbiri ardına taklalar atarken, savaşın bir ya da iki hafta içinde başlayacağını açık ve net biliyorlardı. Bu, boğazınızı kesecek birine ustura satmak kadar akıllıca olsa da, iyi işti. Şİmdi sonuçlara bakın.1934'ten itibaren Almanya'nın yeniden silahlanmaya başladığı biliniyordu. 1936'dan itibaren gözü olan herkes savaşın yaklaşmakta olduğunu görüyordu. Münih'ten sonra, geriye yalnızca savaşın başlamasına ne kadar kaldığı sorusu kalmıştı.1939 Eylül'ünde patlak verdi. Sekiz ay sonra, ekipman açısından Britanya ordusunun 1918 standartlarının da gerisinde olduğu fark edildi. Askerlerimizin çaresizce, üçe karşı bir uçakla, tanklara karşı tüfeklerle, Thompsonlara karşı süngülerle kıyıya ulaşmak için mücadele ettiklerini gördük. Her subaya bir tane vermeye yetecek kadar tabanca bile yoktu. Bir yıl savaştan sonra, kara kuvvetlerinin hala üç yüz bin miğfer açığı vardı. Hatta önceden dünyanın en iyi yünlü kumaştan yapılma mallarını üreten ülkelerinden birinde üniforma sıkıntısı bile olmuştu! Yaşanan, yaşam tarzlarında bir değişikliğe yönelmekte isteksiz zengin sınıfın tamamının, faşizmin ve modern savaşın doğasına gözlerini kapatmasıydı. Ve reklamlardan geçindiği için ticaret koşullarının normal kalmasında çıkarı olan adi basın tarafından halk kitlelerine suni iyimserlik pompalanıyordu. Beaverbrook basını her yıl dev manşetlerle bize SAVAŞ ÇIKMAYACAK garantisini verdi. Ve 1939 başlarında Lord Rothermere, Hitler'i hala harika bir beyefendi olarak tasvir ediyordu. Ve İngiltere felaket anında savaş için gereken gemi hariç tüm malzemelerin eksikliğini çekerken otomobil, kürk manto, gramofon, ruj, çikolata, ya da ipek çorap sıkıntısına rastlanmıyordu. Peki kim özel kar ile kamu gereksinimi arasında aynı mücadelenin bugün de sürmediğini iddia etmeye cesaret edebilir? Gazete sayfalarını çevirdiğinizde, bu iki çelişkili sürecin yan yana yaşandığını görmemeniz çok zor. Aynı sayfada, hükümetin sizi tasarrufa ve lüzumsuz bir lüks ürünün satıcısının sizi harcamaya teşvik ettiğini göreceksiniz. Savunma için Borç ver, ama Guinness Sizin İçin İyidir! Bir Spitfire al, ama bir de Haig and Haig, Pond's yüz kremi ve Black Magic çikolataları satın al.
Diğer George Orwell Sözleri ve Alıntıları
Bilmek ve bilmemek, gerçeği görmenize karşın özenle hazırlanmış yalanları söylemek, birbirine karşıt iki kavrama birbiriyle çeliştiğini bile bile inanmak, ahlaka bağlılığı ileri sürerken onu yadsımak, demokrasinin olanaksız olduğuna inanarak Parti'yi demokrasinin koruyucusu görmek, herhangi bir şeyi gerektiğinde unutmak ve gerektiğinde yeniden anımsamak.
Deli dedikleri şey tek kişilik bir azınlıktı belki de.
Modern savaşın ana amacı genel yaşam düzeyini yükseltmeksizin, makinelerin ürettiklerini tüketmektir.
Bazen iki artı iki beş eder, bazen eder.
Domuzlar, koşum takımlarının durduğu odayı karargah edinmişlerdi. Akşamları burada, çiftlik evinden getirmiş oldukları kitaplardan nalbantlık, marangozluk gibi gerekli uğraşları okuyup öğreniyorlardı. Snowball, ayrıca, öteki hayvanların Hayvan Kurulları'nda örgütlenmesiyle de uğraşmakta, bu iş için bıkmadan usanmadan çaba harcamaktaydı.
Büyük birader seni izliyor.
"Gardiyan kasıklarını tutarak gülmekteydi.Ama bir sorusunu yanıtlamıştı.Hiçbir zaman, neden ne olursa olsun, acınızın arttırılmasını isteyemezdiniz. Acı içinde tek şey isteyebilirdiniz; durmasını.Dünyadaki hiçbir şey fiziksel acıdan daha kötü olamazdı.Acının karşısında kahramanlık yoktu.''
"Winston:
Büyük birader diye biri gerçekten var mı?
O'brien: Bu var olmakla neyi kastettiğine
bağlı. Winston: Demek istediğim, o benim var
olduğum gibi var mı? O'brien: Sen
yoksun."
"
Geçmiş tuhaf bir şey. Her zaman sizinledir, bence on ya da yirmi yıl önce olmuş bir şeyi düşünmeksizin bir saat bile geçiremeyiz, yine de çoğunlukla hiçbir gerçekliği yoktur, tarih kitaplarındaki bir sürü malzeme gibi, o da yalnızca bildik bir olgular dizisinden ibarettir. Sonra şans eseri bir görüntü veya ses ya da koku, özellikle de koku, size çarpar ve sadece geçmiş canlanmakla kalmaz, siz de gerçekten geçmişe dönüverirsiniz."
Bütün hayvanlar eşittir; ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.
Cemil Kavukçu
Mihail Afansyeviç Bulgakov
Virginia Woolf
Carl Gustav Jung
Didem Madak
Ayşe Kulin
Rebecca Solnit
Soner Yalçın
Bediüzzaman Said-i Nursi
Engin Geçtan