Söz, insanda iş yapma ateşini öldürüyor.
Acımanın kalmadığı yerde sıvışmak uygundur.
İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiç bir şey kazanılmamış her şey yitirilmiş demektir.
...kendine fazla güven ölümlü olanların baş düşmanıdır.
Ah zavallı ülkem! Kendini tanımaktan adeta korkuyor. Ona anamız değil ancak mezarımız denir: Orada her şeyden habersiz olanlardan başka gülümseyen yok; orada ahlar, iniltiler, göğü yırtan ağlayışlar sürüp gidiyor, duyan yok, fark edilmiyor bile. Büyük üzüntüler günlük kaygılar olmuş; ölüm çanı çalarken kime diye soran pek olmuyor; iyi insanların ömrü başlarındaki çiçeklerden önce geçiyor, çiçekler solmadan onlar ölüyor.
... her dakika, yeni bir acıya gebe.
İçinizi dökün; dile gelmeyen acı, zaten dolu olan yüreğe akar, onu parçalanmaya zorlar.
En uzun gecenin de sabahı olur.
yarın, yarın, ardından yarın, ardından yine yarın. günden güne böyle sinsice sokulur işte, gelir vakti zaman. eridi gitti cılız mum. hayat dediğin nedir ki: oynayan bir gölge, sahnede çırpınıp zamanını dolduran zavallı bir oyuncu. oyun bitince duyulmaz artık sesi. bir aptalın anlattığı gürültülü patırtılı bir masal. hiçbir anlamı da yok
Zalimliği bildiğin gibi aklını kullanmayı da bil, Dili bağlı sabrımı fazla hor görüp üstüne varma; Yoksa bakarsın ıstırap dili çözüverir ve çözülen dil Görmezden geldiğin acılara açığa vurur sonra
Virginia Woolf
Miguel de Cervantes Saavedra
Martin Lings
Nuri Pakdil
Abdülkadir Geylani
Ahmet Şerif İzgören
Seda Akgül
Beyazıt Akman
Elizabeth Noble
Meltem Arıkan