Eskiden günler uzundu; kararında, tutumluydu.
Her mektup kuraldışıdır, çünkü eksiktir,söylenmemiş kalır, deneycidir.
Sen çay seversin, diyorum. İki şeker, değil mi? - Nasıl hatırlıyorsun? diye şaşırıyor. Pes doğrusu! Hatırlamak değil, diyorum, başka bir şey. Unutmamak belki, diye ekliyorum usulca. Boş yere.
Kadın kılığında gösteri yapan travestit'leri ,fetişişt'leri ,karşı cinse özenen transeksüel'leri ,başından gençlik döneminde böyle bir deney geçmiş aslında heteroseksüel delikanlıları ,hep "eşcinsel" yaftası altında topluyoruz.Kalıplara öylesine düşkünüz ki...
Türk edebiyatında kadının hep bir çift-kişilik olgusu olarak ele alındığını belirtmeye çalıştım.Ya yuva yıkan bir kışkırtıcısı kadın ya da kutsal ,cinsellikten yoksun bir kadın-ana...
Hayvanı kendi iktisadi durumlarını sergilemekte ,ortalama yurttaştan ayrılma ,sıradan çıkma heveslerini gerçekleştirmekte bir araç olarak kullanan hayvanseverlerden.
Eskiden günler uzundu; kararında, tutumluydu. ..
Sen çay seversin, diyorum. İki şeker, değil mi? - Nasıl hatırlıyorsun? diye şaşırıyor. Pes doğrusu! Hatırlamak değil, diyorum, başka bir şey. Unutmamak belki, diye ekliyorum usulca. Boş yere...
Birbirimizden ne beklediğimizi bilirdik, buydu önemli olan, yeterdi. Dürtüklenmeyen, kendine dayalı bir şey. Saatlerce konuşmazdık da oda dolu kalırdı...
Yüreğimde kesik bir güvercin kanat çırpıyor....
Mustafa Balbay
Bengül Dedeoğlu
Mahmut Esat Bozkurt
Tami Hoag
Gayle Forman
Murat Belge
Joseph Conrad
Nihat Genç
Jonathan Swift
Thomas Mann