" Şikayet etmeden, pişmanlık duymadan, hala hayallerin peşinden koşmaya inanıyorum..."
"Derinlerimde saklanan acıdan hiçbir iz yoktu. Yeniden yaşayabilmenin yolunu bulana dek yaşıyormuşum gibi yapabilirim."
"Acılarından kaçıyor musun,Ada?" Bunu soracağını biliyordum. "Belki" dedim dürüstçe, yanağımdan süzülen bir gözyaşını silerek. "Gerçekten tek bildiğim,artık acı çekmek istemediğim." Başımı iki yana salladım. "Sadece artık acı çekmek istemiyorum."
Yillarimı mutlulugun pesinden koşarak gecirdim. Ama mutluluk buyumene yardim etmez. Bunu sadece mutsuzluk yapar.
Hatalar kişiliği oluşturur.
Bazen sadece riski göze almalısın, bilhassa seni mutlu ettiği zamanlar.
Gerçek aşkını kaybetmek, sağ elini kaybetmek gibi bir şey. Tam olarak böyle bir his. Her şey daha fazla çaba gerektiriyor. O yokken her şey daha farklı hissettiriyor.
Çocuklar annelerinden önce ölmemeli.
Birinin beni affetmesine değil, kendi kendimi affetmeye ihtiyacım vardı.
Ona böğürtlen kışı diyorlar. Meteorologlar, mevsim sonu görülen ani soğukları böyle adlandırılıyor. İlginç, değil mi?
Osman Nuri Topbaş
Mehmet Rauf
Kahraman Tazeoğlu
John Flanagan
Bernard Lewis
Johann Wolfgang von Goethe
Cecelia Ahern
Mark Twain
Pucca
Jane Austen