- Seni bir daha görecek miyim? dedim. Kızdı. - O benim bileceğim şey, dedi. İki gün sonra yirmi kişiye " O benim bileceğim şey" ne manaya gelir diye sordum. Hiçbiri doğru dürüst bir mana veremedi.
Ben tek başıma. Milyonlar içinde tek başıma.
Kaybettikten sonra bulduğumuz şey. Nedir o bil? Nedir o bil? Kaybetmeden bulamadığımız bilemedin ...
Allah kahretsin! Özlermiş insan duygulu olunca.
Önce kafasını gösterdi: ? Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi. Sonra kalbini gösterdi: ? Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.
''Sanki ben her akşam onunlaymışım gibi, bir yalnızlık duyuyorum...''
'' Yatağım, yorganım, gözyaşım yanmıştır. Havuzlar yanmıştır. Yapraklarını kışın dökmeyen ağaçlar yanmıştır. Anılar, anılar yanmıştır. Yanmış oğlu yanmıştır. Beni bugüne getiren kitaplar yanmıştır. '
"Ben sensiz edemem!"
Yüreğinin üstünde bir şey varmış gibi değil mi? Yalan. Mutlak bir yerde okudun. Yahut biri anlattı. Yahut aklında böyle kalmış. Yüreğinin üstünde bir şey yok. Yalnızlık. Yalnızlık güzel. Güzel değil. Kavun acısı. Kavun acısı da ne.
Rüyamda hiçbir şeyi görürdüm. Hiçbir şeyi. Hiçbir şey kadar güzel şey var mı?
Aziz Nesin
Ingeborg Bachmann
Chuck Palahniuk
Romain Gary (Emile Ajar)
Ceyhun Yılmaz
Zülfü Livaneli
Rainer Maria Rilke
Nermin Bezmen
Anton Çehov
Enis Batur