Mektup da yazmayacağım artık. Başkasına değiştiğimi söyleyip de ne olacak ki? Değişiyorsam, eski halimde kalmıyorum demektir; eski ben olmaktan çıkınca da belli ki tanıyanlar kalmamıştır beni. Yabancılara, beni tanımayanlara hiç yazabilir miyim?
Biz istemesek de: Tanrı olgunlaşmakta.
İki nota arasındaki suskunluğum ben.
Akıyorum, akıyorum parmaklar arasından akan kum gibi birdenbire o kadar duyuya sahibim ki her biri başka türlü susayan. Hissediyorum yüzlerce noktadan şiştiğimi, sızladığımı. Ama en çok da kalbimin ortasından.
Ne yaparsın, Tanrı'm, ben ölürsem? Senin testinim ben (ya kırılırsam?) Senin içkinim ben (ya bozulursam?) Giysilerinim ben, mesleğin, benimle her şeyini kaybedersin. (...) Ne yaparsın, Tanrı'm? Kaygı duyarım.
ama biliyorum, ben özlemden ibaretim.
...Bir şarkıydım ben, Tanrı da müziği, hâlâ kulaklarımda uğuldayan.
Zulüm krallara vergidir. Zulüm sevginin önündeki melektir ve bu bağlantı kurulmadan benim için geçit yok zamana.
...hissettim seni, hiç olmadığı kadar ince sözlerle açıklanmaz biçimde onda ve her insanda.
...ve geceyim, Tanrı'm, bir parça senin gecenden.
Italo Svevo
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Enis Batur
Franz Kafka
Halid Ziya Uşaklıgil
Woody Allen
Orhan Pamuk
Thomas Bernhard
Nedim Gürsel
Tiziano Terzani