Yazık ki erkekler, şımartıldıkları zaman nerede durmaları gerektiğini çoğu zaman bilemezler. Kadının, bunu hatırlatması ise, utanç verici bir uyarmadır onlar için.
... bir hüzün, ne olduğu belirsiz, fakat sürekli ilgi isteyen bir duyguydu. Hem örtülmesi gereken, hem de örtüldüğü ona hissettirilince kuvvetlenen bir duygu.
... hep oynayabilseydik bu oyunları. Biraz olsun dinlenseydin arada. Durmak bilmeyen kafanı rahat bırakıp kuvvet toplasaydın biraz. Kim dayanabilmiş ki sürekli? En basit insanların bildiği bu gerçeği nasıl göremedin?
Okumalıyım, bilmeliyim, okumalıyım. İşin içine girmeliyim; kendime acı vermek pahasına.
"Hayır, dostum. Ben en acıklı anda bile güldürücü sözler bulabilen bir insanım. Kendime acımam yoktur." { sayfa 61 }
İnsan, kendini beğenmeden yaşayamaz. Kendini beğenirse, diğer insanlar onun hayatını cehenneme çevirmeye çalışırlar. Bunun için, insan, hem kendini beğenmeli hem de beğenmemelidir. {sayfa 78}
Beni kötü yetiştirdikler dostum! Güzeli ifade gücünden yoksun bıraktılar beni. Tıpkı filmlerdeki gibi diyebiliyorum ancak. Ne acıklı değil mi? { sayfa 107}
Ben, en acıklı anda bile güldürücü sözler bulabilen bir insanım. Kendime acımam yoktur.
Bir insanı, diğerinden ayıran hususiyet nedir? Dış şartlar mı? Olamaz. Nedir o halde? Kazanç ve kayıp hakkındaki telâkkisidir.
Kendini, rakipsiz saydığı konuların dışında, bir daha hiç bir zaman tecrübe etmemeyi ve kuvvetsiz olduğu yerlerde de ehemmiyetvermiyormuşçasınagillerden olmayı uygun buldu.
Yukio Mişima
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Mustafa Balbay
Fatih Duman
William Shakespeare
Cemalnur Sargut
Melissa P. (Melissa Panarello)
Martin Lings
Truman Capote
Ömer Hayyam