Tutunamayanların destanıdır bu şarkı, Dostum Süleyman Kargı. Eller boşta kalıyor, tutamıyorlar toprağa Anlatamıyorlar anlatılamayanı. Anlatmak gerek: Düşman sarmış her yanı Oysa, mesela Selim Işık Anlatmadan anlaşılmaya âşık Böyle adama (Darılma ama) Yaklaşmaz hiçbir güzellik, Doğduğu günden beri kalbinde bir delik, Almak için bütün sızıları içine. Her zaman utanmıştır başkaları yerine. Elim varmıyor yazmaya, inmeyelim derine.
Ben seyircilerin yerinde olsam anlatılanlara dünyada inanmazdım. Sandalyenin üzerine eski bir gazete kağıdı koyup, üstüne çıkarak kendi gözlerimle görürdüm.
Selim kalkardı ellerime sarılır beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim
Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
Kimsenin yaşantısını beğenmedim. Kendime uygun bir yaşantı da buIamadım.
Gerçek, başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür.
Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire: ?Buraya kadar!? dediler. Oysa, bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiçbir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın. Bütün sularda gölgeni seyrederdin. Üstelik, daha önce haber vermiştik, derler onlar. Her şeyin bir sonu olduğunu genel olarak belirtmiştik. Yaşarken eskidiğini ve eskittiğini söylemiştik.
Dünyanın hiç bir yerinde böyle rezalet görülmemiştir. Az gelişmiş aşklar ülkesi olarak Dünya milletler istatistiklerine göre ancak Nijerya ve Gana bizden daha az gelişmiş. Aşık olma oranı yüzbinde kırkiki. Aşkta geriyiz de başka şeylerde ileri miyiz sanki ? Yanlız trafik kazalarında birinciyiz buyurun bakalım. Binde dört onda iki. Gururumuza dokunuyor. Emniyet Genel Müdürlüğün tespit ettiğine göre de (yuvarlak olarak) 126.800 bakıp da iç geçirme 44.000 otobüs ya da dolmuşta hafifçe temas 4.200 peşinden gidip vazgeçme 850 eve kadar izleme 15.700 uzaktan aşık olma ve sadece (bu sayı kesin) 814 ümitsiz aşk olayı kaydedilmiş.
Aslında yalnız da sayılmam ben albayım.. O olmasa da, yokluğu var yanımda.
''Huzurumuz var da denemez. Vaktimiz bol olduğu için, bütün günümüzü huzursuzlukla dolduramıyoruz sadece." ?#?OğuzAtay? ?#?Tutunamayanlar?
İlber Ortaylı
Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi
Linda Howard
John Hart
Semih Gümüş
Sarah Jio
Yılmaz Odabaşı
Kamuran Şipal
Emine Şenlikoğlu
Neil Gaiman