İnfaz haberi veren spikerin, "Haberi okurken sesi titredi" diye işten uzaklaştırılması, dönemin baskı ve sansürünün boyutları hakkında fikir verir.
Sen bağrımı amansızca zorlayan siyahlık Unutma Öldürmekten daha kuvvetlidir ölebilmek
Meşruluğunu yitiren bir iktidara karşı direnme hakkını kullananları sorumlu saymak güçtür. Gençliğin taptaze ve gür kanı durmadan gölleniyor paşam. Korkarım, bu kan gölü bir gün onu döktürenlerle birlikte susanlarıda boğar.
Halkın umudu bir nehre benzer.
İnançları uğruna ölümün eşiğinde bükülmeden duranları, varolalı beri tanır dünyamız. Çünkü bazı ölüler dünyanındır.
Ölüm kimi zaman ansızın gelir. Kimi zaman ölümle yargılanır, beklenir ve sonunda bir duvarın dibine, elektrikli sandalyeye ya da darağacına doğru yürünür...
Bir an vardır, uğruna ölüme gidilir.
Bunlar nesnel olarak ölümü haketseler de, öznel olarak suçsuz insanlar
İşkence acıları unutulur, dik yaşamak iz bırakır hayatta...
Mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum
Lisa Kleypas
Tarryn Fisher
Abdurrahim Karakoç
Suzanne Collins
J. G. Ballard
Charles Bukowski
Özen Yula
Italo Svevo
Jean Genet
Jose Rodrigues Dos Santos