Henüz yağmuru sevmiyor. Çünkü onu görmüyor. Ama çok yakında, görecek ve bilecek. Hiç şansı yok.
''Batık teknesinin enkazına tutunmuş kazazedenin aklına, neler yitirdiğinin hesabını yapmak gelmez.''
Sürekli roman kahramanları oluyorsunuz. Böylesine kendiniz olmaktan kaçıyorsunuz. Bu bedel ağır değil mi? Sizin ödediğinizden bahsediyorum, biraz dayanabilmek uğruna hani.
Gelin vazgeçin. Çıkartın şu üzerinizde iğreti duran bakışları. Takının kendi bakışlarınızı, kuşanın kendi kalbinizi.
İçine bak, imkansız bir şey olmadığını göreceksin. Kapat gözlerini gitsin.
Akıl, bilmediğini bilmiyor. Göz kendini göremiyor, üstelik göremediğini bilmiyor. Akıl, sezgiyi inkar ediyor. Onu doğuran hissi küçümsüyor.
''Makul insanlar, içinde yaşadıkları aleme uyarlar. Makul dışı yaşayanlar ise alemin kendilerine uymasını istemekte ısrar ederler. Onun için terakki ancak makul dışı insanların eseridir.''
Sizin dünyanız benim dünyama uymuyor. Ve ben sizi reddediyorum. Siz de beni reddedebilirsiniz, fark etmez.
''Don Kişot kanatlı, kertenkelelere gülünç görünmesi bundan.''
Yorgana baktım, yastığa. Kolumdaki saat, vitrindeki lamba. Fotoğraflarım, ehliyetim, kimliklerim, nüfus kağıdım. Kapı üzerinde ismim. Giysilerim, takılarım. Benden uzun ömürlü olacaklardı. Beni ben yaptıkları.
Jane Austen
Vladimir Bartol
Umberto Eco
Vehbi Vakkasoğlu
Orhan Duru
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Ernest Hemingway
Philippa Gregory
Ömer Nasuhi Bilmen
Michel de Montaigne