Halbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeydim.
Dikkat et, dünyadan söz ederken olumsuz ifadelere varıyoruz: ?Yalan dünya? diyoruz mesela. ?Dünyevi? kelimesi, menfi bir mana taşıyor. Fakat ?hayat? sözcüğü öyle değil. ?Hayati ehemmiyet?ten bahsediyoruz. ?Hayat dolu? diyoruz. Dünyaya bağlanmadan, hayata tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Delirsen bile gerçeklerden kaçamıyorsun. Mahvolmakla sorumluluklardan kurtulamıyorsun. Suç işleyerek yasaları değiştiremiyorsun.
Bazen kötüler, nadiren iyiler kazanır. Çoğunlukla herkes kaybeder.
Terk edilmiş bir okyanusta baş başa kalmış iki balık gibi sarhoşuz.
İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalktı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.
Fakat o benimle ilgilenmiyormuş gibi yapıyordu. Ya da daha kötüsü, hakikaten ilgilenmiyordu.
Edebiyat bilmeyen, soru soramaz, cevap bulamaz, problem çözemez.
Bildiğim bir şey varsa, bir erkek, babasıyla nasıl konuşacağını ölünceye kadar öğrenemez. Hangisi ölünceye kadar? İşte onu bilmiyorum. Henüz.
Mezarına geri dönmek için 'can atan' fakat yolunu kaybetmiş zombileriz.
Colleen Hoover
John Fowles
Berna Moran
Yunus Emre
Noam Chomsky
Kristin Cast
Afşar Timuçin
G. K. Chesterton
Niccolo Machiavelli
Albert Einstein