Hoşumuza giden her şey besleyici ya da sağlığa yararlı değildir.
Talih ne kadar güleryüz gösterirse göstersin, ömürlerinin son günü geçmeden insanlar mutlu saymamalı kendilerini; çünkü insan hayatı kararsız, değişkendir; ufacık bir eylem yüzünden bir durumdan bambaşka bir duruma geçiverir.
İşte o zaman içten sözler dökülür yürekten Maske düşer, yüz kalır ortada.
Vicdan içimizde gizli bir kırbaç taşıyan bir cellattır..
Kötülüğün beterini kötülük eden görür. Nasıl ki arı başkasını sokunca kendisine daha fazla zarar verir çünkü iğnesi ve gücü elden gider.
Acı masuma da yalan söyletir.
Bir köylü kadın, hakseverliğiyle ünlü bir generale bir askerini şikayet etmiş; bu askerin zorla ufacık çocuklarının elinden birkaç lokmalık lapayı aldığını; çocuklarına yedirecek başka hiçbir şeyi kalmadığını, çünkü ordunun çevredeki bütün köyleri talan ettiğini söylemiş. Ama hiç kanıt yokmuş ortada. General kadına: İyi bak ve düşün; haksız yere suç yüklüyorsan ceza görürsün, demiş. Kadın diretince, işin doğrusunu anlamak için askerin karnını yardırıvermiş. Ve kadın haklı çıkmış. Sorgusu içinde idam cezası.
Vermede nasıl bir üstün olma niteliği varsa, almada da bir boyun eğme niteliği vardır.
Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim.
"Her insanda insanlığın bütün halleri vardır."
Chuck Palahniuk
Ömer Lütfi Mete
Ahmet Mithat Efendi
İskender Öksüz
Jostein Gaarder
Mustafa Kutlu
Jerome David Salinger
Abdurrahim Karakoç
Orhan Pamuk
Ahmed Arif