Ama eğer Tanrı onu sevse,hayatı böyle parçalanır mıydı ? Belki de O yalnızca bazı insanları seviyordu.
kendisini arabaya atıp doğuya gitmek.Hiç durmadan gidebildiği kadar,gidebildiği yere kadar gitmek.Yalnızca araba kullanmak,radyo dinlemek,düşünmek ve ağlamak.
Ama eğer Tanrı onu sevse,hayatı böyle parçalanır mıydı ? Belki de O yalnızca bazı insanları seviyordu.
kendisini arabaya atıp doğuya gitmek.Hiç durmadan gidebildiği kadar,gidebildiği yere kadar gitmek.Yalnızca araba kullanmak,radyo dinlemek,düşünmek ve ağlamak.
Buraya köprü adını verdi , zira kitaplarla ilgili hissettiği buydu. Kitaplar geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlıyordu. Kitaplar insanları bir araya getiriyor ve başka türlü tanımayacakları dünyalara onlar için yol açıyordu.
Yalnızca insanlara değil, kitaplara duyulan gerçek bir aşkın hikayesi.
Gözlerini dolduran yaşlar utançtan ateş gibiydiler.
Affetmek, affedeni özgür kılar.
Kemanın nağmeleri adeta yakasına yapışırcasına, kalbine acı veren, aklından çıkaramadığı o soruyu haykırıyordu: Ne olmuştu.......?
Kalbinin, katlanması zor olan o her bir atışı onu, ömür boyu iyileşmemek üzere yaralamıştı...
Nedim Gürsel
H. G. Wells
Orhan Pamuk
Celil Oker
Yılmaz Yeşildağ
Mustafa Ulusoy
Miguel de Cervantes Saavedra
Chuck Palahniuk
Debbie Macomber
Ömer Seyfettin