Rüyalar kalbi yansıtan önemli,bilinçsiz bilmecelerdi.
İnsanın asıl bulunduğu oda hatıralarından, ilişkilerinden, olaylardan, bin bir çeşit görünmez güçten oluşuyordu. Bazen delüzyonladan. Bazen halüsünasyonlardan. Bazen arzulardan. Bazen hayallerden, umutlardan ya da hırstan. Bazen öfkeden. Önemli olan, gerçek duvarların nerede olduğunun ayrımına varabilmekti.
Bütün deliler bir önemi olsun istiyordu. En büyük umudumuz ve hayalimizdi bu, bir şeyler olmak istiyorduk. Bizi hasta eden de, bu hedefin ulaşılmazlığıydı.
Etrafına bak dedi kendi kendine. Hatırlamaya değer şeyleri hatırlamaya çalış.Geri kalalarıysa boş ver.
Özleyecek çok şey var diye düşündü.Fakat yapacak bir şey yok.
Şiirin şu an hisettiği umutsuzluğu ifade etmesine imkan tanıyabileceğine ,hastalıkla mücadele etme noktasındaki isteksizliğine bir nebze de olsa engel olabileceğine inanıyordu.
Korku her zaman sinsice saklanıp ilk fırsatta yüzeye çıkmaya çalışıyor
Ama ölüyor olmak beni korkutmuyor.Hem de zerre kadar.Ancak unutkanlığın pençesinde silinip gitmek beni çok endişelendiriyor.
Savaşta en çok şunu öğrendim? demişti bir keresinde Brain.?Krku içimizdeki en iyi şeydir.Bizi güvende tutar ve gözümüzden kaçırdığımız ,yeterince dikkat etmediğimizdurumlarda dahi dünyayı daha iyi anlamızı sağlar.
Zaman diye düşündü Adrian çok acımasız.
Ece Temelkuran
Hekimoğlu İsmail
Italo Svevo
Rainer Maria Rilke
William Shakespeare
Hüseyin Nihal Atsız
Jean Paul Sartre
Sigmund Freud
Tess Gerritsen
Gustave Flaubert