irlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Çünkü sen. Sen ne can kadınsındır sen. Kirpiklerinin ucuyla şarkı söylersin.
Ne demiş uçurumda açan çiçek Yurdumsun ey uçurum
Özgürlüğün geldiği gün O gün ölmek yasak !
Sesinde ne var biliyor musun Ev dağınıklığı var İkide bir elini başına götürüp Rüzgârda dağılan yalnızlığını Düzeltiyorsun.
Sesinde ne var biliyor musun Söyleyemediğin sözcükler var. Küçücük şeyler belki Ama günün bu saatinde Anıt gibi dururlar
Minibüslerle morarmış sokaklar Buğdayın parayla değişildiği Paranın ekmekle değişildiği Ekmeğin tütünle değişildiği Tütünün acıyla değişildiği Ve artık hiçbir şeyle değişilmediği acının. O sokaklarda.
Öyle sevdim ki seni Öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar Tattırdığın acılar.
Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, Bir yanlışı düzeltircesine açmış
Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
Simone de Beauvoir
Sinan Yağmur
Ken Grimwood
Oscar Wilde
Yılmaz Yeşildağ
J. K. Rowling
Dante Alighieri
Jane Austen
Ahmet Telli
Semih Gümüş