Gün gelecek uyanacaksınız, çünkü vicdan sahibisiniz. (s.54)
Sürekli bir homurdanma vardı memlekette, nereden geldiği belli olmayan, tıpkı sert rüzgarların çıkarttığı o tuhaf ıslık gibi, kimsenin susturmayı beceremediği bir uğultu vardı! (s.54)
Her yasağın mutlaka bir kaçamağı olur (s.59)
Uzun zamandır balık yememişsiniz, içki içmemişsiniz, gülmemişsiniz...Yaşamıyor musunuz siz? (s.61)
Artık genç yaşlı bütün kadınlar, saçlarımızı örtüyor,uzun kollu ve uzun etekli giysilerle dolaşıyorduk. (s.67)
İnsanoğlu iyi kötü her şeye alışıyor (s.67)
Evimizde tek başımıza banyo yaparken bile çırılçıplak kalmak yasaklanmıştı. (s.69)
Gençliğimde böyle akıp gitmişti banim, tıpkı evimin önünden geçen otobüs gibi. (s.73)
Yaşamak, güneş parlamasa da güzeldi (s.77)
Omuzlarımız birbirine değdikçe içimizdeki hüzün diğerimize akıyordu sanki. (s.83)
İvan Aleksandroviç Gonçarov
David Safier
Thomas Mann
Atasoy Müftüoğlu
P. C. Cast
Georges Perec
Heinrich Böll
Namık Kemal
Osho
Hüsnü Arkan