''...Yeni bir halk kültürü öyle kafadan icat edilmez, geçmişe oturtulur, başarılı klasik örnekler, sanat mirası, şimdiki kültürün ulaştığı sonuçlar gözönünde tutularak bilimsel yöntemle yeni bir bileşime varılır.''
Sömürülen Fransızca'nın şiirine bir bak, sanki leopar, yırtıcı, çevik, kıvrak ve vurucu bir içlem şiiri; oysa Paris'lerde ayağımızda dolaşan o sömüren Fransızcanın şiiri ne, sözcük parabolleri, imge değiştirmeler, dize makastarlığı!
Sanatımızı orijinal kılabiliyor muyuz, kılamıyor muyuz; iş burada.
Ana kültür kaynaklarını küçümseme, batılı kültür emperyalizmine kapıları açıyor.
Siz ne derseniz deyiniz, Türkiye'nin demokrasi tarihi, Amerika'yla başımızın belaya girmesi tarihidir.
Amerika, sözde dünyanın en güçlü, en zengin, en büyük ülkesi, çocuklarına ne sağlayabiliyor: Kıyasıya bir başarı savaşı, birbirinin kafasına basan insanlar, bir avuç tekelin çıkarları için dünyanın dört bir yanında ölmek ya da bir büroda bir yazı masasının ardında ömrünü tüketmek.
Düzen onları öylesine eziyor, öylesine mutsuz, doyumsuz ve çaresiz bırakıyor ki, kurtuluşu varlıklarını adadıkları bir tarikata girmekte buluyorlar. *jonestown olayı üzerine
Demiştim ya, ümmet niteliğini yitirmemiş, yasakçı toplumlarda, siyasal otoritenin görevi sanatçıyı ya evcilleştirmektir ya da etkisizleştirmek!
Demiştim ya, ümmet niteliğini yitirmemiş, yasakçı toplumlarda, siyasal otoritenin görevi sanatçıyı ya evcilleştirmektir ya da etkisizleştirmek!
Amerikan eğitimi de çok iyi cahiller yetiştirir. Amacı budur.
Sait Faik Abasıyanık
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Jack Canfield
Georges Perec
Carlo Collodi
Oğuz Atay
Yalçın Tosun
Cengiz Aytmatov
John Steinbeck
Richelle Mead