Kalabalığın farkına bile varmadığı kısacık bir an, aşık içinse bir sonsuzluktu bu.
..salondan çıkmadan önce hükümdara sırtını dönmek yasaktı.Tuhaf bir alışkanlık.Saygınlığına fazlasıyla düşkün bir hükümdar mı çıkarmıştı bu adeti? Yoksa aşırı kuşkucu bir ziyaretçi mi?
Geçip gidiyor o asude gençlik çağı Unutmak için dikiyorum kafama şarabı. Acı mı geldi? Böylesi gider hoşuma Ömrümün ağızda bıraktığı tat da acı.
Sözler, ister iyi, ister kem olsunlar, oklara benzerler; sürüyle atarsın içlerinden biri hedefi vurur...
Ömer, "hiçbir sultan benim kadar mutlu, hiçbir dilenci benim kadar mutsuz değil" diye yazmıştı o dönemde.
Saldırıdan kötüsü, saldırının beklenmesidir. Hiçbir şey yapamadan, aşağılayıcı bekleyiş
Allahım, elimden geldiğince Seni algılamaya çalıştığımı biliyorsun. Sana doğru izlediğim tek yol Senin hakkındaki bilgim oldu. Bu yüzden bağışla beni!
Allahım, elimden geldiğince Seni algılamaya çalıştığımı biliyorsun. Sana doğru izlediğim tek yol Senin hakkındaki bilgim oldu. Bu yüzden bağışla beni!
"Tanrım, elimden geldiğince Seni algılamak isterdim. Senin hakkında bildiklerim, Sana ulaşmanın tek yolu olduysa beni affet..."
Şimdi sır ve korku devrindeyiz. Iki yüzün olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı'na saklamalısın. Gözlerini, kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan; gözlerin, kulakların ve dilin olduğunu unut.
G. K. Chesterton
Murat Menteş
Adolf Hitler
Woody Allen
Ayşe Kulin
Can Dündar
Carl Gustav Jung
Stephen King
Mark Twain
Jack Canfield