Bir yazarın dediği gibi 'Kadınsız hikaye tuzsuz aşa benzer.'
Hey gidi öfke , sen insan aklına daha saçma düşünceler bile getirebilirsin.
Kim bilir , iç sıkıntısı olmasa , belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. '' iş avutur '' derdi babası.
Aradığı burda, şu gelip geçen insanların içindeydi. Belki bu akşam onu bulacaktı.
Herkes onun gibi değil miydi? En az umutlanmaları gerektiği zamanlar en çok umarlardı.
Şunların arasında sevilmeye değer birkaç kişi niye olmasın?
Yoksa her şey ben olmadığım zaman, benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?
İkinci konuşmamda 'sen' diyemeyeceğim biriyle bir daha konuşmam.
Galiba babam, sevgisizlik borcunu bana parayla ödüyordu.
İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri, olamadıkları "kişi" yi anlatırlar.
Rasim Özdenören
Metin Hara
Italo Calvino
Mustafa İslamoğlu
İlber Ortaylı
Charles Bukowski
Michel de Montaigne
Aşkım Kapışmak
Halil Cibran
Jerome David Salinger