O zaman tepeden tırnağa titrerken beni götürüp kollarının arasına, dizlerinin dibine atsınlar, o ağlasın, birlikte ağlayalım, sözleri beni teselli etsin, yüreğim onun göğsünde sakinleşsin ve o benim ruhumu kavrarken ben onun Tanrı'sına kavuşayım.
''Bazı şeyler vardır ki, kaderin hazin cilveleri sebebiyle, ancak değerleri kaybedildikten sonra anlaşılmaktadır...''
"Hain kalplerin mutluluğu da karanlık olur"
Arkasına dönüp bakmadı. Geçmişlerde utanç verici bir suçu bulunanlar arkalarına bakmazlar. Çünkü, kara talihlerinin onları takip ettiğini çok yi bilirler...
Elleri yıkamak iyidir , ama kanın akmasını önlemek daha iyi olacaktır...
Her canlı gibi, ölüm karşısında onların da tek derdi hayatta kalmaktır. Çektikleri acı yaptıklarından pişman olduklarından değil ölecek olduklarındandır.
Üzerine bir kez çıktıktan sonra, idam sehpasını yıkmak mümkün mü!
Oysa, ruhsal acının yanında bedensel acı bir hiç kalır.
Acaba onlar, düşüncede bile ola, aşağı düşen o ağır keskin bıçağın yırttığı, sinirleri ve omuru parçaladığı anda orada olan insanın yerine koymuşlar mıdır kendilerini? ... Ama ne yazar! Bir yarım saniyecik! Bir anda yok olan acı.. iğrenç!
Bir tek gözlü, bir körden daha çok kusurludur.Çünkü eksiğinin ne olduğundan haberi olur.
Bengül Dedeoğlu
Nermin Bezmen
Ahmet Telli
Rebecca Solnit
Ümit Yaşar Oğuzcan
Mustafa İslamoğlu
Murat Uyurkulak
Sine Ergün
Arthur Schopenhauer
Samuel Beckett