Bize öteki dünyada vereceğin zevkler burada duyduğumuz zevklerse bunların sonsuzluğa benzer hiçbir yanları yok. Duyularımızın beşi de ağızlarına kadar hazla dolacak olsa ruhumuzun arzulayacağı umacağı bütün zevklere erse bu da hiçtir. Bir şey ki benimdir bendedir onda tanrısal bir taraf yoktur. Dünyadaki durumumuza hayatımıza bağlı şeylerin ötede bulunmaması gerekir. Ölümlü varlıklara özgü bütün zevkler ölümlüdür. Öteki dünyada akrabalarımızı çocuklarımızı dostlarımızı bulmak bizi sevindiriyorsa hala böyle bir mutluluğa bağlı kalıyorsak dünyadaki ölümlü hayatımız orada da devam ediyor demektir. Biz o yüksek ve tanrısal değerleri ne biçimde hayal edersek edelim layık oldukları biçimde hayal edemeyiz: Onları gereğince düşünebilmek için düşünülmez anlatılmaz anlaşılmaz ve bizim bayağı hayatımızın nimetlerine hiç benzemez kabul etmek gerekir. Aziz Paulus der ki: «Allahın kullarına hazırladığı mutluluğu ne insan gözü görebilir ne de insan yüreği duyabilir.» Eğer bu mutluluğu duyabilmemiz için (Platon senin söylediğin gibi) bizi arıtmalardan geçirip yeni bir biçime sokacaklarsa bu değişiklik o kadar büyük o kadar kökten olacaktır ki artık ortada bizden eser kalmayacaktır.
Bir amaca bağlanmaya ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
Güç de, akıl da onlardan yana; bırakalım meydanı gençlere; yarışamayız onlarla.
Doğanın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler. Çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. Nasıl olsun? Aklını beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi gerekir. Ben düşüncelerimin doğru olduğunu sanıyorum: Ama öyle sanmayan kim var?
Dünyadan ne diye yakınırsın? Bağladığı yok ki seni: Dertler içinde yaşıyorsan, bu korkaklığın yüzündendir senin. İstediğin zaman ölmek elinde: Her yerde ölüm var;tanrı bol bol veriyor onu; Herkes herkesin hayatını alabilir, ama ölümü Alınamaz kimseden: binlerce kapısı var ölümün. (Seneka)
Kral ona: Dile benden ne dilersin? Ne vereyim sana? dediği zaman: Sırlarınızı vermeyin de ne verirseniz verin. demiş.
İmparatorların ruhlarıyla çarıkçıların ruhları aynı kalıptan çıkmadır. Kralların gördüğü işlerin önemine, ağırlığına bakıp öyle sanıyoruz ki bunları yaptıran neden de önemli ve ağırdır, aldanıyoruz. Onları davranışlarında dürtükleyip durduran nedenler bizimkilerden başka türlü değildir. Bizi bir komşumuzla kapıştıran nedenin aynısı krallar arasında bir savaş koparır. Bize bir uşağı kırbaçlatan nedenin tıpkısı bir krala düştü mü bir ili yıktırır ona. Onların istedikleri de bizimkiler gibi sudan, ama yapabildikleri daha fazla. Bir peynir kurduyla bir fili aynı iştahlardır dürtükleyen.
İstediğimiz kadar yüksek sırıklar üstüne çıkalım, yine kendi bacaklarımızla yürüyeceğiz; dünyanın en yüksek tahtına da çıksak yine kendi kıçımızla oturacağız.
Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan hayır gelmez.
İyilikler insana, karşılığını verebileceğini sandığı sürece hoş gelir.
Woody Allen
Murat Gülsoy
Oya Baydar
Hakan Günday
Serdar Özkan
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
Gayle Forman
Sibel Eraslan
Henry David Thoreau
John Verdon