Yalnızlık bedenin değil, ruhun kimsesiz kalmasıyla başlar....
Sen sözün ardından koşma, o senin ardından koşsun...
'İnsana mutluluktan önce, sağlık ve akıl gerek ki, mutlu olunca bunu anlayabilsin..Sağlığı ve düşüncesi yerinde olmayan insan, ne hazzı ne mutluluğu tadabilir...'
"Her an sendeleyip düşebilirim. Gözlerim bir şöyle görüyor, bir böyle. Açken başka adamım sanki, yemekten sonra başka. Keyfim yerindeyse, hava da güzelse kötü kişi değilim: Ama bir nasır canımı yakmaya görsün, asık suratlı, aksi, yanına yaklaşılmaz bir adam olurum. Aynı atın yürüyüşü bir rahat gelir bana, bir rahatsız; aynı yolu bir uzun bulurum, bir kısa; aynı biçim bir hoşuma gider, bir zıddıma. Bir gün her işe yatkınım, bir başka gün hiçbir şey gelmez elimden. Bugün sevindiğim şeye yarın üzülebilirim. İçimde durmadan değişen, ele avuca sığmayan bir sürü duygu. Kara kara düşünceler, derken bir öfke; ağlamaklı bir haldeyken, birdenbire taşkın bir sevinç. Kitapları karıştırırken bakarım, dün içinde türlü güzellikler bulduğum, oldukça coştuğum bir yer, bugün bir şey demez olmuş bana: Eviririm, çeviririm, orasını burasını okurum, nafile: O sayfalar boşalmış, yabancılaşmıştır artık benim için." İnsan Hali
Olgun bir okuyucu çok kez başkasının yazdıklarında yazarın düşünmediği güzellikler bulur, okuduklarına daha zengin anlamlar ve renkler kazandırır.
Odysseus'un dertlerini inceleyip kendi dertlerini bilmeyen dil bilginleriyle, çalgılarını akort etmesini bilip de yaşayışlarını akort etmesini bilmeyen müzikçilerle, adaletten sözetmeyi öğrenip adaleti uygulamayanlarla alay edermiş kral Dionysius.
Bre zavallı insan , az mı derdin var ki kendine yeni dertler uyduruyorsun. Az mı kötü haldesin ki bir de kendini kötülemeye özeniyorsun. Ne diye yeni çirkinlikler yaratmaya çalışıyorsun ? İçinde ve dışında zaten o kadar çirkinlikler var ki ! O kadar rahat mısın ki rahatının yarısı sana batıyor ? Doğanın seni zorladığı bütün yararlı işleri gördün bitirdin , işsiz güçsüz kaldın da mı başka işler çıkarıyorsun kendine ? Sen tut , doğanın şaşmaz , hiç bir yere değişmez yasalarını hor görür , sonra o senin yaptığın , bir taraflı acayip , uygunsuz yasalara uymaya çabala.Üstelik bu yasalar ne kadar özel , dar , dayanıksız , gerçeğe aykırı olursa çabaların da o ölçüde artıyor senin. Mahalle papazının sana emrettiği gündelik işlere sıkı sıkıya bağlanırsın ; tanrının , doğanın emirleri bir gram umurunda değildir . Bak , bir düşün bunlar üzerinde : Bütün yaşamın böyle geçiyor.
Mutluluk bile haddini aşarsa azap olur. (Seneka)
Acaba bazı ruhlar için hüzün bir zevk, bir gıda değil midir?
Adaletin yasalarında bile mutlaka adaletsiz bir taraf vardır. Platon diyor ki, yasaların bütün ezici ve üzücü taraflarını anlatmaya kalkanlar, yedi başlı ejderhanın başlarını kesmeye yelteniyorlar. Tacitus şöyle der: "Örnek olsun diye verilen her cezada kamunun yararına ve bireyin zararına bir adaletsizlik vardır."
Georges Perec
Ümit Yaşar Oğuzcan
Aldous Huxley
Meltem Arıkan
Nasuh Mahruki
Herman Melville
Nahid Sırrı Örik
Marquis de Sade
Nimet Erenler Gülkökü
Doğuş Kökarttı