Bize öteki dünyada vereceğin zevkler burada duyduğumuz zevklerse bunların sonsuzluğa benzer hiçbir yanları yok. Duyularımızın beşi de ağızlarına kadar hazla dolacak olsa ruhumuzun arzulayacağı umacağı bütün zevklere erse bu da hiçtir. Bir şey ki benimdir bendedir onda tanrısal bir taraf yoktur. Dünyadaki durumumuza hayatımıza bağlı şeylerin ötede bulunmaması gerekir. Ölümlü varlıklara özgü bütün zevkler ölümlüdür. Öteki dünyada akrabalarımızı çocuklarımızı dostlarımızı bulmak bizi sevindiriyorsa hala böyle bir mutluluğa bağlı kalıyorsak dünyadaki ölümlü hayatımız orada da devam ediyor demektir. Biz o yüksek ve tanrısal değerleri ne biçimde hayal edersek edelim layık oldukları biçimde hayal edemeyiz: Onları gereğince düşünebilmek için düşünülmez anlatılmaz anlaşılmaz ve bizim bayağı hayatımızın nimetlerine hiç benzemez kabul etmek gerekir. Aziz Paulus der ki: «Allahın kullarına hazırladığı mutluluğu ne insan gözü görebilir ne de insan yüreği duyabilir.» Eğer bu mutluluğu duyabilmemiz için (Platon senin söylediğin gibi) bizi arıtmalardan geçirip yeni bir biçime sokacaklarsa bu değişiklik o kadar büyük o kadar kökten olacaktır ki artık ortada bizden eser kalmayacaktır.
Diğer Michel de Montaigne Sözleri ve Alıntıları
"...Bir başkasına bağlı yaşamak yürekler acısı ve belalı bir şeydir.Kendimiz -ki en iyi, en emin sığınağımız odur, - kendimiz bile güvenilir değiliz yeterince.
''Bir gün demiş ki ona; Talih ne kadar güler yüz gösterirse göstersin, ömürlerinin son günü geçmeden, insanlar mutlu saymamalı kendilerini.''
Fazla yüz bulan, her dediğini yaptıran aşk bezginlik verir. İyi bir yemeği fazla kaçırmak da mideyi bozar.
Fazla yüz bulan, her dediğini yaptıran aşk bezginlik verir. İyi bir yemeği fazla kaçırmak da mideyi bozar.
"Dost ve dostluk dediğimiz, çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş, karışmış kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikişi silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır. Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterlerse bunu ancak şöyle anlatabilirim sanıyorum: Çünkü o, o idi; ben de bendim."
Aşkın ölümsüz bir ruh kadar ölümsüzlük arzusu olduğu fikrindeydi.
Kanunlar Üstüne: ...Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar. Kendilerini dinletmeleri akıl dışı bir güçten gelir, başka birşeyden değil. Mistik olmak işlerine gelir. Kanunları koyanlar da çoğu kez budala, ya da eşitlik korkusuyla haksızlığa düşen kimselerdir. Nasıl olursa olsunlar, insandırlar nihayet, her yaptıkları şey ister istemez sudan ve değişkendir. Kanunlardan daha çok,daha ağır, daha geniş haksızlıklara yol açan ne vardır?...
... paranın saklanması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir...
Söz Özgürlüğü: ... Kralların şaştığım tarafı, hayranlarının bu kadar bol olmasıdır. Herşeyimizi emirlerine verelim, ama düşüncemiz bize kalsın. Önlerinde bükülen dizlerimiz olsun, aklımız değil...
Öfke Üstüne: ... Hiçbir şey öfke kadar insan düşüncesini sapıtamaz. Öfkesine kapılıp bir suçluyu idama mahkum eden bir yargıca ölüm cezası vermekte kimse tereddüt etmez. Öyleyse neden babaları ve hocaları öfkeli iken çocukları dövmekte serbest bırakıyoruz? Bu artık eğitim olmaktan çıkıyor. Ceza çocuklara verilen bir ilaç sayılmalı, öyle verilmelidir.Bir doktorun hastasına karşı öfkelenmesini kabul edebilir miyiz?...
Kürşat Başar
Özdemir Asaf
Nuri Pakdil
Albert Camus
Edip Cansever
Ahmed Arif
Arif Akyol
J. G. Ballard
Can Dündar
Michael Ende