bazı pişmanlıklar,tekrar yaşanacak kadar büyülüdür.
Jilet gibi dönüyor zaman,dokunamıyorum...
Jilet gibi dönüyor zaman,dokunamıyorum...
Toprağın bu kadar çok mezarı nasıl kaldırdığını merak ettim,en azından utançtan çökmeliydi toprak, bize bunları yaşatanlar da o çöken toprağın içine düşmeliydiler.O gün zalimlerin çocuk olup olmadığını düşündüm,çocukken nasıl da mazlumdular kim bilir.
Karanlık ne kadar yoğun olursa olsun mumu söndüremez,ama mum en cılız haliyle bile çok şey götürür karanlıktan.
"Zihin bir değirmendi ve içine ne atılırsa itiraz etmeden öğütüyordu , zihninin çarklarını çaresiz bırakan yegane şey, güzel anılardı." (sayfa:322)
"Zalimler kendilerine direnen herkesi toprağa gömerken, onların birer tohum olduğunu düşünmezler!" (sayfa:277)
"Güneş seni aydınlatmıyorsa, ayın ışığından hiç hayır bekleme. Ne fark eder ki? Gündüzün hayrında yitirdiklerimizi, gecenin şerrinde aramadık mı hep?" (sayfa:180)
'Anıları ağırlamakta mahirdi, anılar ne zaman kapısını çalsa, kapıyı sonuna kadar açıp içeriye buyur ederdi onları. Mazi, olduğundan farklı hatırlandığı için mi kutsaldı, yoksa sahiden geçmişe ait her şey güzel miydi? Bunu düşündü.(s: 267)
' Para hırsı bu dünyanın güzelliklerini örten kara bir perdedir! O hırsın peşine düşen kişiler, bir bebeğin ilk gülüşünü, bir ağacın boy atışını, bir yıldızın kayışını izlemeyi kaçırırlar. Hatta kendilerini bile unuturlar bir süre sonra. Kendine ama olan birisi tüm dünyaya sahip olsa ne olur...' (s: 279)
Bülent Parlak
Arthur Schopenhauer
William Shakespeare
Etgar Keret
J. G. Ballard
Murat Belge
Sine Ergün
İlhan Berk
Emre Kongar
Cemalnur Sargut (Cemâlnur Sargut)