niçin insanlar birbirine karşı açık yürekli davranmıyorlar ? neden en iyi insan bile karşısındakinden bir şeyler gizliyor, bütün düşündüklerini açıklamıyor? sözlerimizin yabana atılmadığını bildiğimiz zamanlar bile neden içimizden gelenleri olduğu gibi söylemiyoruz? neden herkes olduğundan daha sert görünmek istiyor ? duygularını hemen açığa vurursa altta kalacakmış küçük düşürülecekmiş gibi bir korkuya kapılıyor ?
ah mutlu bir insan bazen ne çekilmez oluyor
her zaman öyle değil midir ? mutsuz olduğumuz zamanlar başkalarının mutsuzluğunu daha bir derinden duyarız. o zamanlar duygular incelir ve körelir
oysa karanlığın,düşüncenin tutsağı olan hayal bıktırıcıdır, uçup gitmeye hazır oluşu yanında, aşağılık bir tekdüzeliği vardır
inanır mısınız, bazen öyle sıkıntılı,öyle bunaltıcı günlerim oluyor ki, gerçek bir hayatı yaşamaya gücümün yetmeyeceğini, gerçekleri kavramakta çok geri kaldığımı, duygularımın körleştiğini hissediyor,kendi kendime lanet ediyorum. hayaller içinde geçirilen gecelerden sonra ayrılmanın, gerçek dünyaya dönmenin ne kadar korkunç olduğunu bilmezsiniz
zavallı kedicik, onu tartaklayan, korkutan her türlü eziyeti yapan çocukların elinden kurtulur kurtulmaz gelip karanlıkta bir sandalyenin altına sinmiştir; artık orada istediği kadar tüylerini kabartıp tırnaklarını gösterecek,utançtan şekilden şekle giren yüzünü patileriyle yıkayacak, ondan sonra da uzun bir zaman dünyaya, insanlara ve hatta sahibinin evinde ona acıyan sofracı kadının verdiği yemek artıklarına bile düşman gözüyle bakacaktır
hayale dalmak bazen çok iyi şeydir
Hiç olmazsa büsbütün aklımı oynatsam da tımarhaneye girsem. Belki tedaviden sonra beynim yeniden doğru dürüst çalışmaya başlar.
Hayalimde kendimi Homer, Dante, Frederik Barbaros olarak canlandırıyorum. Keyif benim değil mi; dilediğim gibi hayaller kurarım; fakat sen kuramazsın. Çünkü her şeyden önce kendi kendine bir şeyler olmak istersin. Sonra bütün arzular sana yasaktır, yük beygirisin çünkü...
Kötü bir adamın senin için ne düşündüğünü bu kadar merak etmeye değer mi?
Sadık Yalsızuçanlar
Hermann Broch
Doğan Yurdakul
Sine Ergün
Herman Melville
Michael Palmer
Yukio Mişima
John Katzenbach
Christian Jacq
Mehmet Ali Kılınç