O kadar oradaydı ki. Tam orada. Bütün kusursuzluğu, yakışıklılığı ve o enfes kokusuyla. Düşüncelerim alıp başını gitti ve kendimi o takım elbisenin altındaki bedenin sertliğini, o bedenin benim bedenime değmesinin vereceği hissi, doğanın o bedene neler bahşetmiş -ya da belki de bahşetmemiş- olabileceğini hayal ederken buldum...
Diğer Sylvia Day Sözleri ve Alıntıları
Ben seni hep gördüm meleğim. Beni bulduğun andan beri, senden başka bir şey görmedi gözüm.
O kadar oradaydı ki. Tam orada. Bütün kusursuzluğu, yakışıklılığı ve o enfes kokusuyla. Düşüncelerim alıp başını gitti ve kendimi o takım elbisenin altındaki bedenin sertliğini, o bedenin benim bedenime değmesinin vereceği hissi, doğanın o bedene neler bahşetmiş -ya da belki de bahşetmemiş- olabileceğini hayal ederken buldum...
Karanlıkta çakan bir şimşek gibi kör edici, güzel ve gizemliydi gülümsemesi ve ben onu öyle çok istiyordum ki canım yanıyordu.
Bu adamın yanında ne aradığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama istesem de ondan uzak duramayacağımı biliyordum.
Konuş benimle, Eva. Konuş ki ben de sana her şeyin hallolacağını söyleyebileyim
...onu giydirmenin de soymak kadar seksi olabilmesine şaşmıştım. Kendi armağanımı paketlemek gibi bir şeydi bu.
Ben seni hep gördüm meleğim. Beni bulduğun andan beri, senden başka bir şey görmedi gözüm.
O kadar oradaydı ki. Tam orada. Bütün kusursuzluğu, yakışıklılığı ve o enfes kokusuyla. Düşüncelerim alıp başını gitti ve kendimi o takım elbisenin altındaki bedenin sertliğini, o bedenin benim bedenime değmesinin vereceği hissi, doğanın o bedene neler bahşetmiş -ya da belki de bahşetmemiş- olabileceğini hayal ederken buldum...
Karanlıkta çakan bir şimşek gibi kör edici, güzel ve gizemliydi gülümsemesi ve ben onu öyle çok istiyordum ki canım yanıyordu.
Bu adamın yanında ne aradığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama istesem de ondan uzak duramayacağımı biliyordum.
Aldous Huxley
Alain de Botton
Orhan Pamuk
Leonard Cohen
Noam Chomsky
Adam Fawer
Glenn Meade
Mark Twain
John Berger
Mehmet Akif Ersoy