Bir toplulukta aşağılık duygusu başladı mı, artık dışarıdan gelen her şeye hayranlıkla bakılır. Milletin aydınları, profesörleri, gazetecileri baştan başa dalkavuk ve riyakar olursa, bir topluluk hak ve hakikat uğruna şehit veremez duruma düşerse, artık ona kabul ettirilmeyecek batık kalmaz.
Diğer Hüseyin Nihal Atsız Sözleri ve Alıntıları
Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...
Hayat ölümün başlangıcıdır.
Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...
Hayat ölümün başlangıcıdır.
"Ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar."
"Acizleri layık olmadıkları mevkilere geçiren bir devlet batar!"
"Bana insanlardan mı bahsediyorsun?" demişti. "İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir."
"Hakikaten şu insanlar pek müz'iç mahluklardı. Kendi akıllarının üstünlüğüne inanarak başkasına öğüt vermekten vazgeçmiyorlar, fakat kendi gülünçlüklerini, zavallılıklarını da bir türlü idrak edemiyorlardı."
Marquis de Sade
Victor Hugo
Richard Brautigan
Erol Güngör
Sinan Akyüz
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Konstantin Stanislavski
Muhyiddin İbn Arabi (Ebû Bekir Muhammed b. Ali)
Henry Miller
Berna Moran