Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar; bazen koşar biriyle birlikte; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir; dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar; öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer. Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi. Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında.
Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar, dedim. Ama çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!
''Anadolu'nun kadim geleneklerine göre her acının ilacı yemekti.Ne kadar üzüntülü bir olay yaşarsan yaşa,yemek tedavi ediciydi..''
''COĞRAFYA KADERDİR!''
''Birilerinin saçma iktidar mücadelesi yüzünden, insanlar birbirlerine kavuşamıyor, acılar yaşanıyordu.İnsanların mutluluğu, iktidar oyunları arasında ne kadar da zavallı bir konu haline geliyordu.''
"Aşk dünyadaki en tehlikeli, en öldürücü duygudur"
Aşk, bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir.
Hepimiz öleceğimizi biliriz ama öldürüleceğimiz aklımıza gelmez.
Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar; bazen koşar biriyle birlikte; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir; dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar; öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer. Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi. Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında.
Benim için hayat bir roman, herkes de roman kahramanı.
Ece Ayhan
Linda Howard
Carlos Fuentes
O. Henry (William Sydney Porter)
Jean Genet
David Nicholls
Ziya Gökalp
Üstün Dökmen
Bertrand Russell
Sadık Hidayet