Kent, yıldırım düştüğünde, yalnız kalanların acı hikayeleriyle doludur.
Her bir sokağında ,tek başına ölenlerin hazin izleri vardır kentin.
Her bir sokağında ,tek başına ölenlerin hazin izleri vardır kentin.Emeğini,geleceğini,gülümsemelerini paylaşan insanların ,müthiş bir gürültüyle üzerlerine düşen yıldırımların altında ,hiç ummadıkları bir anda tek başına kalmanın çaresizliği okunur yüzlerinden.
Sınırlar yürümesini bilmeyenler içindir.
Hakkımda hiçbir yargıda bulunma hakkına sahip değilsiniz.Akademik kariyeriniz değil,yüreğiniz yetmiyor.
Banka mevduatlarına hapsedilmiş umutlar ancak ihanettir
Çalınmış bir hayatın peşine düştüm aslında.Onu en son şehrin hangi sokağında bıraktığımı hatırlamaya çalışıyorum.
Sizler!!! Yaşamı sözcüklerde boğanlar,hayat yoksulları. Aşksızlıktan ölenler,ciddiyetten ölenler,standart yaşam budalaları.. Allah kadar cezalandırıcı olduklarını düşünenler,cenneti etiketleyenler,cehennem reklamcıları.. Hadım edilmiş kelimelerden evlat umuyorsunuz..
Esnaf lokantalarında en çok tüketilen şey herhalde emektir.
Bazı sabahlar annemin fark etmemem gereken gözyaşlarını fark ederdim.Yarım ekmek arası peynirle gözyaşları dolardı sefer tasıma.
Eduardo Galeano
Isabel Allende
Robin Sharma
Necib Mahfuz
Irvin D. Yalom
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Ferit Edgü
Ömer Seyfettin
Jean-Jacques Rousseau
Sylvia Plath