Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.
Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin, heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar, benim üzerimde silinmez izler bırakıyor? Kaderime lanet ediyorum.
Sf: 424
Ben böyleyimdir albayım: Önce, akıl almaz bir tutukluk gelir üstüme; daha yaşayamadan , büyük bir yorgunluk çöker.
Sf: 453
Ben böyleyimdir albayım: Önce, akıl almaz bir tutukluk gelir üstüme; daha yaşayamadan , büyük bir yorgunluk çöker.
ben iç dünyama dönüyorum orada hayal kırıklığına yer yok...
Sevgiler albayım, ne zaman karşılık bulacak? Bu benden kaçan uykum ne zaman dönecek? Hangi gece, saat kaçı kaç geçe gelicek? Beklerim albayım, bana gelecekse ben beklemeye hazırım..
*İnanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık.Gerçekle düş birbirine karışıyor, yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor.
Babalar kızlarını hep bu iki sınıfa verirlermiş. Kızımı bir memura verdim; kızımı bir subayla evlendirdim! Demek o zaman insanla evlenmek adeti yokmuş.
Yılmaz Yeşildağ
Bediüzzaman Said-i Nursi
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Ali Şeriati
Desiderius Erasmus
Aşkın Güngör
William Cuthbert Faulkner
Nil Gün
Mustafa Kutlu
Samuel Beckett