İnsanlar diyordu, sürekli denetildiklerini iyice unutmuşlar gibi.
Korku diyordu, bir arkadaş gibi yanında olmalı insanın. Umutla dengelemek için: içimizi.
Direniş, insana, bir bilinmezi daha öğretebilir: yaklaştırabilir bizi insana, biraz daha.
Özellikle umut, konuştukça büyür, aşar sizi, kentinizi de, ülkenizi de aşar: yeryüzüne bir elektrik akımı gibi geçer umut.
Kimi vakit gül gibi narin, kimi vakit çelik gibi sert eli tutuyor beni ellerimden hala.
İnsan varoluşu seçince yaratıldı dünya.
Önce, direnmek zorundayız çünkü: yıkılmamak gerekiyor çağın yıkımları önünde. İnsanın, içdonatımını gerçekleştirmesiyle olasıdır ancak bu da.
Öfke, sabırla beslenmeli.
Acı, yeryüzünü, toprağa düşen bomba gibi, oyuyor: herkes, vicdanını boyutlandırmak zorunda.
Kim duyumsatacak vicdanımızı bize? İnsan mı, toprak mı? Ölüm mü, yaşam mı? Çağdaş insanın en büyük olumsuzluğu vicdansızlığıdır. Vicdanımız işlevini yapmadan nasıl giderilir bu yoğun karanlıklar? Adaletsizliği, zulmü, ancak vicdanlı olabildiğimiz zaman durdurabileceğiz: tüm yeryüzünde.
Romain Gary (Emile Ajar)
Daniel Quinn
Cemil Meriç
Sinan Yağmur
Enver Aysever
Sevgi Soysal
James Dashner
Victor Hugo
Stanislaw Lem
Isabel Allende