Öyle bir bıraksam ki görüntümü aynalara, artık kendime bile dokunamasam. Öyle bir kaybolsa ki yollarım. Bir daha hiç bulamasam.
Temmuz sıcağında. Kalbim kıpırdasa. İki damla gözyaşı. Yağmur başlasa. Tamamlansa hatırlamam. Ömrün hülâsası birkaç kelime. Bana ne olduğunu anlasam.
Yıldızların aydınlığı gecenin karanlığındandır.
Aslolansa mânâdır, maveradır.
Hiçbir şey istemezdim, bilebilseydim. Perdeler kalksaydı aradan, görebilseydim.
Değil mi ki cümle elindeki sözcüklerle tercümanı olmaya kalkıştığı kalbe hudut getirmektedir, onu çoğaltmak için çıkar da yola, sonunda sadece ona son verir.
Kıymet? Kim ne biliyorsa o kadar değil midir? Cennetin cennetliği tahayyüllerin ötesine geçmesinden değil midir?
Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta. Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta.
Lâkin ne parıltı karanlığı aydınlatabildi ne de karanlık parıltıyı yutabildi.
Lâkin ne parıltı karanlığı aydınlatabildi ne de karanlık parıltıyı yutabildi. Temasın kırılgan an'ı. Karşılıklı. Geçti gitti.
Lawrence Durrell
A. Ali Ural
Selim İleri
Platon (Eflatun)
Ken Grimwood
Murat Uyurkulak
Stephenie Meyer
Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi
Murat Belge
Tom Robbins