" Vedalarda başarısız olan kavuşmalardan pek büyük bir şey bekleyemez. "
Güzel olduğunu biliyor, ezelden beri biliyor ve bu onun tek mutluluğu....
Zamanını yeni bir duvar saatine göre düzenlemeye koyuldu.
Adına sıla hasreti denen tamamen yeni bir duygu hissediyor.
Tutkunun, tanım olarak aşırılık olduğunu bildiğinden tutkusuna hayrandı.
Belleğinin kendisinden nefret ettiğini, onu sadece kötülediğini çok iyi biliyordu; bu yüzden ona inanmamaya ve kendi hayatına karşı daha hoşgörülü olmaya zorlamıştı kendini. Boşuna çaba: Geriye bakmaktan hiç hazzetmiyordu ve bunu mümkün olduğu kadar az yapıyordu.
Ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir, bizi geri dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır. Bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. İnsan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an gitgide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zaman yoktur.
Güzel olduğunu biliyor, ezelden beri biliyor ve bu onun tek mutluluğu.
Ne? Ne dedi kendi kendine? "Polis bariyeri Tanrı' ya şükür oldukça sıkı" mı? Gerçekten, "Tanrı'ya şükür" dedi mi? Herkesin yurdunu yitirdiği için acıdığı bir sığınmacı, kendi kendine, "Tanrı' ya şükür" mü dedi?
"Ama eğer bir ülke bağımsız değilse ve hatta bağımsız olmayı da istemiyorsa, acaba hâlâ onun uğruna ölmeye hazır biri olacak mı?"
Isabel Allende
Fernando Pessoa
Julio Cortazar
Ayfer Tunç
A. Ali Ural
Turgut Özakman
Hekimoğlu İsmail
Selim İleri
Marc Levy
Yevgeni İvanoviç Zamyatin