"Hayal gücümle kanatlanıp uçtuğumda, asıl yakalamak istediğim şey gerçeklikti." (s.110)
"Dünya malı, sahibine ne olduğunu yansıtır; oysa bana ne olmadığımı öğretiyordu; durmuş, oturmuş ve sürekli değildim ben; çelik üretimi için gerekli de değildim; kısacası ruhum yoktu benim." (s.70)
İnsan, çağında yaşamalı...
"Sırtım olmasın isterdim; ben onları görmediğim zaman insanların bana bir şeyler yapmalarından hoşlanmıyorum..."
? İnan bana, her şeye kendini kandırmaya çalışmadan bakmak en iyisidir.. ?
Bir kadının mutluluğu uğruna burada kalma hakkım var mıdır..? Bu şekilde sorulursa, elbette "yoktur" denebilir. Fakat, eğer bu gidiş kadını mutsuz ediyorsa o zaman insanın çekip gitmeye hakkı var mıdır..?
Herşeyden şikayet edenler ille de durumlarından memnun olmayanlar değildir; tersine şikayetiyle mutludur...
Aşk neye mal olursa ; değeri odur..
İş işten geçmiş, insan bitmiş bir oyunu tekrarlayamıyor...
Her şeyden önce şunu söyleyelim: Varoluşçuluk deyince, insanın yaşamasına yol veren ve her gerçeğin, her eylemin bir çevreyi, bir insancıl öznelliği kucakladığını gösteren bir öğreti (doctrine) anlıyoruz.
Recaizade Mahmut Ekrem
Murat Gülsoy
Celal Şengör
Didem Madak
Sinan Yağmur
Anton Çehov
Sinan Akyüz
Yusuf Hayaloğlu
Ece Ayhan
Maeve Binchy