...bunu yüksek sesle söylememişti; çünkü iyi şeyler yüksek sesle söylenirse olmayıverirdi...
"Dinlen küçük kuşum" dedi. "Dinlen de her insan, her balık, her kuş gibi kısmetinin, akıbetinin kucağına düş. Nasıl olsa ondan kurtuluş yok..."
Belki de bu doğru değildi. Belki insan giderek yeni şeyler öğreniyordu. Niçin böyle olduğu beni ilgilendirmiyordu. Bütün istediğim nasıl yaşanılacağını öğrenmekti. Belki insan nasıl yaşanılacağını öğrenebilirse, nedenini de öğrenebilirdi...
"Ben kendimde denedim bunu. Bir yerden bir yere gitmekle kendinden, içindeki o şeyden kurtulamazsın...
İçinizde bir şey ölüverince her şey kolay gelir... Bir çok insanın çoğu anında olduğu gibi, duygusuz kesilirsiniz...
Şiir sanatı işte. Şiirle doluyum şimdi... Çürümüşlük ve şiir.
"Ölmek zor mu baba..?" "Hayır. Oldukça kolay olduğunu sanıyorum Nick. Duruma göre değişir..."
"Tanrı hiçliği yarattı ve hiçlik bize daha fazla hiçliği sağladı. Bizi hiçlikten alıp hiçliğe soktu..."
Harry'nin kimseden korkusu yoktu. Çünkü hiçbir şeye değer vermeyince her şeyi yenebileceğine emindi...
Yer yer yırtık çuval parçalarıyla yamalı kıvrık yelken, sürüp giden yenilgilerin belirtisi gibiydi.
Lawrence Durrell
Truman Capote
Jean de la Fontaine
Jean-Christophe Grangé
Nazan Bekiroğlu
İbrahim Tenekeci
Rhonda Byrne
Tarık Tufan
Elizabeth Noble
Oğuz Atay