Ruhi Bey görüşelim Vaktim yok görüşmeye kimseyle Ruhi Bey! Kendimle bile, kendimle bile. (Olmaz ki, kimse kimseyi sevemez Ama hiç kimse.)
Ruhi Bey görüşelim Vaktim yok görüşmeye kimseyle Ruhi Bey! Kendimle bile, kendimle bile. (Olmaz ki, kimse kimseyi sevemez Ama hiç kimse.)
İçerenköy'deki Ruhi Bey gelmez O sadece karanfil satın alır Ölümü pek beğenmez Şimdiki Ruhi Bey ölüme daha yakındır Yaşamaya da Ölümle yaşam arasında bunalır bunalır Ben bu kadarını anlarım O beni kaldırır Bir karanfil kalabalığına artık katılır
Yok artık pek konuşmuyoruz Benim sözlerim eksildi Onunki de eksildi Zaten kelimeler sonludur Öyle değil mi Donuk donuk bakışıyoruz Ben ölüme iyice yakın O yaşamaktan uzak Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz Karanfiller ölürken Karanfillerden bir deniz
Ne yazık! vakit de yok kurtarmak için geleceği
Öyle bir sahne ki bu: anladık, sevdik, ve unuttuk her şeyi
Hey Tanrım neye yaradı sanki unutulmak.
Anlamak, sadece anlamak istiyor korktuğumu
Hepimiz, işte hepimiz Bitmenin, tükenmenin yorgunluğu içinde.
Evet, çok değil, onları bilmeden hoşa gideriyoruz Sormayın, ama sormayın, bilmeden aralık tutuyoruz kapılarımızı Bilmeden bekliyoruz, bilmeden uyuyoruz sabahlara değin Kim bilir, belki de biz Tanrısıyız en olunmaz şeylerin.
Maeve Binchy
Jane Austen
Ahmed Arif
Anton Çehov
Sadık Hidayet
Markus Zusak
Engin Geçtan
Mehmet Akif Ersoy
Behiç Ak
Andrey Platonov