Pankartlarda bu sefer, tek bir şey yazıyordu: YETER! (s.350)
Dünyada hiç bir toplum, yenilikçileri olmadan ilerleyemez. (s.420)
Saray'ın onaylamadığı kişilere sevgimizi ve saygımızı göstermeye korkuyorduk (s.421)
Katkın küçük gibi durabilir ama zamanlaması muhteşemdi, etkisi büyük oldu. (s.434)
Ateşle hayatın aynı sistemle çalıştığını, her ikisinin de ancak doğru şartlar oluştuğunda, var olacağını bilirdim. Küllerden doğmanın mümkün olduğunu da... (s.440)
Nasıl ki her gecenin ardından gün mutlaka doğardı, yıllara yayılan uzun gecenin sonunda doğacak güzel güne tüm kalpleriyle inanarak bekliyordu. (s.405)
Bir gün mutlaka, özgür bir hukuk devletin de yaşamayı başaracağız. (s.440)
''Uyumak iyiydi çünkü bir nevi ölüm gibiydi uyku. Dünyayla irtibatı kesmekti, unutmaktı, rüyalara sığınmaktı.''
"Annemi ölümle bağdaştırmak kolay değildi; anneler ölmezdi benim bildiğim, büyükanneler, büyükbabalar, dedeler hatta babalar ölürdü. Anneler sonsuza kadar kalırdı."
"Düşünce saksıda büyüyen bitki gibidir, kökleri hiçbir zaman saksının elverdiğinden fazla gelişmez." Simon Bolivar
Christian Jacq
Halide Edib Adıvar
Sunay Akın
Sevim Burak
Andrey Platonov
Samiha Ayverdi
Bediüzzaman Said-i Nursi
Colleen Hoover
William Shakespeare
Ahmet Ümit