korktum, evet ölesiye korktum ama başa çıkmayı öğrendim o duyguyla. benimkisi bir tür kendini bulma, bir tür içe dönüş, tefekkür. fırtınalı okyanuslardan kurtulup, ölü bir denizde batmayı bekleyen yelkenli gibi çaresiz, öylece kalakalmışken, insan daha iyi değerlendiriyor kendini.
"insanın en zayıf anı, kendini güçlü hissettiği andır,"
İnsan, tarihin rüzgarı karşısında, okyanusa düşmüş bir ceviz kabuğu gibidir. ne kadar çalışırsa çalışsın, kaderi dalgaların insafına kalmıştır.
evet, olanı biteni görmezden gelerek, boyun eğerek, el etek öperek, saraya yanaşmak için olmaz türlü rezilliği göze alarak, zavallı hayatlarını sürdüren şahsiyetsizler oldu elbette.
evet, edebiyat, sonsuz bir isyandı. politika gibi sadece bu devirle, bu dönemle,bugünle sınırlı değildi.
Hayatın en güzel bencilliğidir aşk."
"imkansızlık olmazsa aşk söner. ve hepsinden mühimi, aşk bir ticaret değildir benim yakışıklı aptalım. Aşk, neticeyle alakadar olmaz, bugüne bakar, sadece bugüne, hatta şu ana... Ateş yandığı sürece vardır, o tutku sönmediği sürece..."
"Evet, imkansızlık aşkı hep diri tutuyor... imkansızlık, tutkunun ölmesine asla izin vermiyor."
çünkü tarihin vicdanı yoktu. çünkü tarih insanları düşünmezdi. ne insanları, ne aşklarını, ne de hayatlarını. biz, ona yön vermeye çabalasak da, o kendi kafasına göre akmayı sürdürürdü. ülkeler parçalanmış, milletler yok olmuş, şehirler yağmalanmış, insanlar katledilmiş hiç umurunda olmazdı!
"ölümle yüzleşmek, ölmeyi düşünmekten daha iyidir."
Chuck Palahniuk
John Green
David Safier
Adolf Hitler
Ahmet Hamdi Tanpınar
Katharine Burdekin
Selim İleri
Boris Vian
Kadir Aydemir
Yekta Kopan