Allah aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.(Yunus Suresi,100) Bu ayet şu manaya gelir.Allah sünnetullahı yaratmìştır.Yani tabiat kurallarını var etmiştir.Eğer Everest'den atlarsanız ölürsünüz.Üstünüze pislik yağmış olur.
Diğer Eren Erdem Sözleri ve Alıntıları
- Karanlığa mahkum olmak suretiyle zulmün aracısı haline gelenleri hedef almak yerine, karanlığın kendisini ortadan kaldırmak gerekir.
- Evet! Bugün için insanlık, yangına itiraz ettiği oranda ateşi beslemektedir.
- Kendimizden uzakta aradığımız düşmanların kendimize yabancılaşmamızdan istifade ederek yarattığı konjonktüre takılıp oyalanıyor ve bir türlü aynadaki ben ve hakikatte olan ben arasındaki farkı göremiyoruz.
- Kabe'yi inşa eden ellerle Rabbe yakaran İbrahim, "Ya Rabbi, ben ve evlatlarımı mala mülke tapmaktan uzak tut." diye haykırıyordu. Lakin asırlar sonra Mekke, mala mülke tapanların karargahı haline dönüşmüştü.
- Allah aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.(Yunus Suresi,100) Bu ayet şu manaya gelir.Allah sünnetullahı yaratmìştır.Yani tabiat kurallarını var etmiştir.Eğer Everest'den atlarsanız ölürsünüz.Üstünüze pislik yağmış olur.
- Modernite, kendisini gerçekleştirmeye çalışanlara sürekli korku pompalarken, ?neden ve niçin korktuğu sorusunu sormaktan alıkoyar insanı.? Korkulana yabancılaşmak ya da korkulandan bihaber olmak gibi bir durumla ancak bu topraklarda karşılaşırız sanırım. ?Günah, haram, helal? gibi kavramlar, uygarlık safhasında orta çıkar. Hiçbir şekilde Kuran?dan onay almadığı halde, bugün ülkemizde hemen, hemen Müslümanların %90?ının inandığı kader tevekkül fikri, üç-dört bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu fikir, en temelde zengin soylu kralların, bu imkanı Tanrı?dan aldığı düşüncesi ekseninde, yoksulların bu durumu içselleştirebilmesi adına örgütlenmiş bir fikirdi. İslam, öncelikle bu fikre karşı mücadele etmiş ve ?zenginler vererek eşitlenmeli? (Nahl, 71) demişti. Hatta Ali ile Muaviye arasındaki kavga, Muaviye?nin bu 400 yıllık lafzı dile getirmesine karşın, Ali ve Ebu Zerr?in yüksek sesle itiraz ederek ?eşitlik? diye haykırmasından ileri gelir.
- Kant?a göre Aydınlanma, ?insanın kendi suçuyla içine düştüğü ergin olmama durumundan? kurtulmasıdır. Kant?ın ?ergin olmama? durumuyla kastettiği, insanın aklını kullanmada başkasının kılavuzluğuna başvurmasıdır. İnsanın erginliğe geçişi din, gelenek ve hurafelerden kurtularak kendi aklını kullanmasıyla mümkün olacaktır.
- Toplumsal ihtiyaçları gideren her mecra bir ilgi odağına dönüşmekte ve putlaşmaktadır. Mesela Hinduizm dininde inek kutsal değildi. Hindistan?da muson yağmurları nedeniyle tarlaları sürebilmek hemen, hemen imkansızdır. İnek ve boğa, o koşullarda tarla sürebilmenin, yani üretim yapabilmenin en önemli aygıtı olmuştur. Dolayısıyla ?kutsallaşmıştır.? Bu kutsallık, aslında ?üretimin kutsallığı? dır. Yani üretim yapabilme adına duyulan ihtiyaç kutsal hale gelmiş, inekler ?öldürülemez? imtiyazına erişmiş, zamanla bu inanış biçim değiştirerek, boğa ve inek putların yontulmasına kadar varmıştır. Esasen tarım toplumuyla beraber ortaya çıkan bu tür totemlerin, tarla ve bahçe sahipleri tarafından muteberleştiği de görülür. Çünkü üretimden doğan artı değer kimlerce bölüşülüyorsa, bu totemlere onların ihtiyacı var demektir. ?Ama işin garibi, bu totemlere en fazla tapınanlar da, tarlada çalışan işçiler olmuştur.? İşte işin bu noktası fevkalade önemlidir ve anlaşılması gereken bir noktadır.
- Emek sömürüsü olmaksızın totem vücut bulamıyor. Ya da 5000 yıllık tarih boyunca totem ve tahta tanrıları kanıksamış insanlığın şuuraltını programlamaksızın bir artı değer sömürüsü üretilemiyor. İşte bu nedenle ?putlar, iktidarın fahişesidir.? İktidara fahişelik eden her şey puttur.? Ancak günümüzde geleneksel putlara dönüşmüştür denebilir. Çünkü bir takım genel kabullere dayanamayan iddiaları savunmayı, bu temelsiz inanışları hayatın merkezi haline getirerek savunma gerekçesi oluşturan, siyasi tefrikalar sonucunda şekillenmiş ve halen de siyasi argümanların kaynağı biçimini almış, düşünmeyen, bir diğerini düşman sayan sanal bir silaha dönüşmüştür.
- Biz bir ülkeyi medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz, onları yöneticiler yaparız da onlar bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke, medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz. (İsra Suresi,16)