?Bir zamanlar, Almanya?nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terketti; sevdi, sevilmedi; ve yaşamı felaketle son buldu.?
... Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi.
... Kıza yakıştırdığı takma adlar zamanla küçük bir hayvanat bahçesi oluşturacak gibiydi.
Belki somut ve bireysel bir biçimde, normal bir beynin sezebileceği bir şey olarak, gelecek var olsaydı, geçmiş böylesine akıl çelici olmazdı; geçmişin istekleri geleceğin istekleriyle dengelenirdi. O zaman kişiler, şu ya da bu nesneyi tartıp dökerlerken, tahterevallinin orta kısmında bacaklarını açıp dengede durabilirlerdi. Eğlenceli olabilirdi.
Pişmanlık duygusunun karanlığında, onarılamaz şeylerin zindanında pek çok acı dolaşır.
Bir heykeltıraş, keski ve çekiçle cansız bir nesneye saldırarak yıkıcı dürtüyü yüceltebilirdi. Ciddi ameliyat,yıkıcı dürtüyü boşaltmanın en elverişli yollarından birisini sağlıyordu; her zaman şanslı olmasa da saygı duyulan bir cerrah, ameliyat sırasında gördüğü her organı çentmemek için kendisini nasıl zor engellediğini özel bir söyleşide itiraf etmişti. Herkesin, bebeklikten beri birikip gelen gerilimleri vardı.
Aslında,ölüm bilgisinin yararları, sevginin yararlarından çok daha değerlidir
Hapishanelerin amacı (...) elbette bir katili iyileştirmek değildir, onu yalnızca cezalandırmak da değildir (yanında, içinde,çevresinde her şeyi olan bir insan nasıl cezalandırılabilir?) Buraların tek amacı, bayağı olmakla birlikte tek mantıklı amaç, bir katilin yeniden cinayet işlemesine engel olmaktır. Yeniden topluma kazandırma? Af? Bir masal, bir şaka.Zalimler doğru yola getirilemez.
Şarlatan olmadıkça, kim düşleri tedavi edebilir?
İnsan başka birinin hayatının kendi hayatıyla yan yana akıp gitmesine öyle alışıyor ki, paralel uydunun aniden ayrılıvermesi bir sersemleme, boşluk ve adaletsizlik duygusuna yol açıyor. Üstelik ??şiirimi?? de bitirmemişti daha!
Cahit Zarifoğlu
Halit Ertuğrul
Haldun Taner
Tezer Özlü
Necip Fazıl Kısakürek
Bülent Parlak
Noam Chomsky
Rıfat Ilgaz
Ziya Gökalp
Emrah Serbes