Görüşmenin bir yararı yoktu. Yalnızdım. Zaten her zaman yalnızdım. Bir süre onunla birlikteyken yalnız değilmişim gibi davranmıştım, ama öyleydim.
Bazen acaba içedönük insanlar, sadece dışadönüklerin farkına varabilecekleri özel bir koku mu salgılıyorlar diye kendime soruyorum.
Başkalarına göre güzel bir kız sayılmazdı, tıknaz yapılı, asık suratlı biriydi; bana sorarsanız güzeldi, ama farkına varmazdınız, o sizi fark etmediği için güzelliğinin farkına varmazdınız.
Yaşamın anlamı nedir diye sorular sormanın bir yararı olmadığına karar verdik; çünkü yaşam bir yanıt değil, bir sorudur ve yaşamın yanıtı siz, kendinizsinizdir.
Ne bekleyeceğimizi bildiğimizi sanırız, ama bilemeyiz; beklediğimiz şey gerçekleşmeyecek şeydir, beklemediğimiz şey ise gerçek oluverir.
Kelimeler anlamlıydı. Bütün küçük şeyler anlamlıydı, yalnızca bütünü anlamsızdı.
Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor..
Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.
"...yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir."
Bütün duvarlar iki anlamlı ve iki yüzlüdür. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıdır.
Ölmek, kendini yitirmek ve diğerlerine katılmaktır. O ise kendini kurtarmış, diğerlerini yitirmişti.
Etgar Keret
Ernest Hemingway
George R. R. Martin
David Safier
Ömer Seyfettin
Carlos Ruiz Zafon
Panait Istrati
Nihat Behram
Patti Smith
İbrahim Tenekeci