Her türden yazı, sözcüğü zaman dışında sabitler ve onu sessizleştirir.
Geri dönmeyen ya da haberini iletecek gemileri göndermeyen kâşif, kâşif değildir; olsa olsa bir maceracıdır. Oğulları da sürgünde doğar.
Burada yalnızdı, çünkü kendini sürgün etmiş bir toplumdan geliyordu. Kendi dünyasında hep yalnız olmuştu, çünkü kendini toplumundan sürmüştü.
Yaşam, aşağıda, soğuk karanlıkta, kayaların arasından çabucak akıp giden ırmak.
Sevgi, acının içinden geçme yollarından yalnızca biri, bazen yanılıp ıskalayabilir. Acı hiçbir zaman ıskalamaz. Ama bu yüzden ona dayanma açısından pek seçeneğimiz yok. İstesek de istemesek de katlanmak zorundayız.
"Duvar ne işe yarar? Bir yeri diğerinden ayırmaya mı? Sen o taraftasın,ben bu tarafta.Duvar çok büyükse ve ben diğer tarafa rahatça geçemiyorsam,beni sınırlamak için yapılmıştır,bulunduğum yerde kalmam istendiği için.Bir kapı ve bir görevli varsa kapıdan kimlerin geçtiğini birileri bilmek istiyordur.Duvar;sınırdır."
Rastlantıyla onu gördüm diye bu serçe benim serçem mi oldu?
Hayalgücüm beni insan yapıyor ama aptallaştırıyor da, bana bütün dünyayı veriyor ama beni oradan sürüyor.
Bir nehir akmaya devam ettiği sürece nehirdir.
Erkeğin istediği özgürlüktür. Kadının istediği mülkiyettir. Seni ancak başka bir şeyle takas edebilirse serbest bırakır. Bütün kadınlar mülkiyetçidir
Hannah Arendt
Okay Tiryakioğlu
Edgar Allan Poe
Canan Tan
Cengiz Gündoğdu
Soren Kierkegaard
Necib Mahfuz
Anton Çehov
Cem Mumcu
Sinan Akyüz