Zaten işkence nedir? İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sade bir fizyoloji meselesidir.
Sf: 61
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da olduğunu, benim de ruhumun olduğunu öğrettin...
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Bana istenecek bir şey söyle , uğruna can verilecek bir şey söyle , hemen dört elle sarılayım...
Hayatta hiçbir şey , uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır . Hatta biraz daha ileri gideyim , kendi yaşamamz için ... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmissin ki , derhal uğrunda Can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun ! Yaşamak , herkesten daha iyi , herkesten daha üstün yaşamak , insanlara hakimolarak , kuvvetli , belki de biraz zalim yaşamak ...
Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafimiz dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir , kulağımızı sağır eden sesler , ağzımızı paslandıran yediklerimiz , Kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz kosmalarimizdir.Yüksek insan dışına değil içine kıymet verendir.
Başının içindeki düşünceler tıpkı şu gökyüzündeki seyrek bulutlar gibi daimi bir hareket halinde , şekilsiz ve elle tutulmayacak kadar dağınıktı.
Hayat sahiden yaşanmaya degmeyecek kadar küçüklükler ve bayagılıklarla dolu !.. diye mırıldandı.
Riyakarlık tesellide son haddini bulur .
John Katzenbach
Edip Cansever
Julie Garwood
Henri Charriere
Lily Prior
Soren Kierkegaard
Jerome David Salinger
Aslı Erdoğan
Metin Eloğlu
Adolf Hitler