"Siz bilmezsiniz albayım; insanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu..."
Albayım bu oyun çok ciddi; bakın ben bile ağlıyorum albayım. İmkansızlık duvarının önünde ağlıyorum. Bu duvar beni çıldırtıyor albayım. Başımı, bu duvara vurup parçalamak istiyorum. Başım ağrıyor albayım; biraz yürümek, biraz kendime gelmek istiyorum. Şimdi ne olacak albayım?
Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım.
Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım.
Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım.
Bu karışık düzende yaşamayı bilemediği için ölmeyi bilmek istedi.
Fakat yoruldum albayım. Artık hiçbir şey yapmak istemiyorum. Gerçekten hiçbir şey yapmak istemiyorum. Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Korkuyorum. Hiçbir şey yapmak istemediğim için kötü bir şey yapmak istemiyorum.
İnsanlık öldü. Belki de hiç yaşamamıştı. Belki de benim insanlığım diye bir şey yoktu. Ben hücremde yanlış hayallere sürüklenmiştim. Korkaklığımı insanlık sanmıştım. Yalnızlığı insanlık saymıştım.
Günler geçerdi; aynı yatağın ayrı köşelerinde, ayrı şeyler düşünürdük
Hayat , düşünceleri tutan bir hapishanedir. İnsan, can sıkıcı bir saç demetidir, bende akılsız bir robotum.
Chris Cleave
Ömer Seyfettin
Yukio Mişima
Jostein Gaarder
Tuna Kiremitçi
Cengiz Aytmatov
Jack London
Hüsnü Arkan
Nazım Hikmet Ran
Sadık Yalsızuçanlar