Ve oğul, utanmak ki nimetlerin en değerlisidir...
Dikkat et dedi:
Belâ aşktan büyüktür, ALLAH hepsinden...
Oğullarda babaların sırrı vardır. İkimiz aynı dağız aslında. Yalnızca, ben çöktüm sen yükseldin. Sen örttün ben gösterdim...
Hesabı, bütün mazlumlar gibi, Hesap Gününün Sahibina havale etti. Yetti bu kadarı. Mazlumdu. Âh'ı göğe çıktı. Bir şey geldi. Sırtını okşadı.
Zaman herşeyi uğurlar, yola koyar. Her yolun sonu, her cümlenin noktası var.
Aşk olunca en çok da ölüm hükmünü kaybediyor ve insan kendisini ölümsüz zannediyordu...
Aşk bir yandan anlatmak ihtiyacındaydı ama diğer yandan kıskançtı. Üstelik sirayet etmesi kaçınılmazdı.
Aşk bir cürmün başlangıcı, ihlâller mukaddimesi, hak iddiası. Hepsini göze aldı.
Hava, su soğuk, yatak sıcacıkken; uyku kollarına çağırırken seni; sabah namazına kalktığına ruz-i mahşerde, yatak, yorgan, su tanıklık eder!
Aşkın yolu, mezhebi, meşrebi belliydi. Bıraktı kendini aşkın oluruna. Ne kadarsa o kadardı. Başkaldırdı.
Sinan Yağmur
Lale Müldür
Sema Kaygusuz
Daniel Klein
James Bowen
David Nicholls
Hermann Hesse
John Green
Yılmaz Erdoğan
John Verdon