Kitapları bir yana bırakır da dobra dobra konuşursak, aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir. |Denemeler, Michel De Montaigne
Doğa bizi özgür ve bağımsız yaratmış,bizse tutup kendimizi olmadık çemberler içine hapsediyoruz. |Denemeler, Michel De Montaigne
Çoğumuzun istediği doğru söz söylemek değil,bilginlik taslamaktır. |Denemeler, Michel De Montaigne
Benim mesleğim, sanatım yaşamaktır.
İnsan kötü şeyleri, bilmediği beceremediği için değil, canı istemediği için yapmamalı. Kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır...
"Ah zavallılar, sevinçlerini suç sayanlar. Bre zavallı insan, az mı derdin var ki kendine yeni dertler uyduruyorsun. Az mı kötü haldesin ki, bir de kendi kendini kötülemeye özeniyorsun. Ne diye yeni çirkinlikler yaratmaya çalışıyorsun..? İçinde ve dışında zaten o kadar çirkinlikler var ki! O kadar rahat mısın ki rahatının yarısı sana batıyor..? Doğanın seni zorladığı bütün yararlı işleri gördün bitirdin, işsiz güçsüz kaldın da mı başka işler çıkarıyorsun kendine..? Sen tut, doğanın şaşmaz, hiçbir yerde değişmez yasalarını hor görür, sonra o senin yaptığın, bir taraflı acayip, uygunsuz yasalara uymaya çabala. Üstelik bu yasalar ne kadar özel, dar, dayanıksız, gerçeğe aykırı olursa çabaların da o ölçüde artıyor senin. Mahalle papazının sana emrettiği gündelik işlere sıkı sıkıya bağlanırsın; tanrının, doğanın emirleri umurunda değildir. Bak, bir düşün bunlar üzerinde: Bütün yaşamın böyle geçiyor..."
"Doğa bir ana gibi davranmış bize: İstemiş ki ihtiyaçlarımızı gidermek zevkli bir iş de olsun üstelik: Aklımızın istediği şey, iştahımızın da aradığı şey olsun: Onun kurallarını bozmaya hakkımız yok. Caesar'ın ve İskender'in, en büyük işleri başarırken, doğal ve budan ötürü gerekli ve akla uygun zevkleri bol bol tattıklarını görünce, buna ruhu gevşemek demem; tersine, o zor işleri ve yorucu düşünceleri dinç bir yürekle günlük hayatın bir parçası haline sokmak, ruhu sağlamlaştırmaktır derim. Zevklerin gündelik zaferlerini olağanüstü iş saymışlarsa bilge adamlarmış. Biz pek şaşkın varlıklarız: Filanca hayatını işsiz güçsüz geçirdi, deriz; bugün hiçbir şey yapmadım, deriz . Bir şey yapmadım ne demek..? Yaşadınız ya..! Bu sizin yalnız başlıca işiniz değil, en parlak, en onurlu işinizdir: Bana büyük işler çevirmek olanağını verselerdi, neler yapmaya gücüm olduğunu gösterirdim, deriz. Önce siz kendi hayatınızı düşünmeyi, çevirmeyi bildiniz mi..?"
Yükselme Tutkusunun Boşluğu Kral Pyrrhus İtalya'ya geçmeyi kuruyordu. Akıllı danışmanı Cyneas bu tutkusunun boşluğunu anlatmak istiyordu kendisine. "Peki, efendimiz," diye sordu; "bu büyük işe neden girişiyorsunuz?". "Sonra Galya'ya ve İspanya'ya geçeceğim". "Sonra?" diye sordu Cyneas. "Sonra gidip Afrika'yı alacağım," diyor Pyrrhus, "böylece bütün dünyayı buyruğum altına aldıktan sonra dinleneceğim, keyfimce rahat rahat yaşayacağım." "Şaşıyorum, efendimiz," demiş Cyneas, "bu rahata kavuşmak şimdiden sizin elinizdeyken ne diye kavuşmazsınız? Özlediğiniz hayatı neden hemen şu anda yaşamaya başlayıp bunca zorluklardan, tehlikelerden korumasınız kendinizi?"
metuas diem, ec optes. ____________________________________ ne ölümden kork ne de ölümü iste.
Eski bir filozof, bir ihtiyarin, okula derse koştuğunu görmüş de : "Bu adam hala öğreniyor, ne zaman bilecek..?" Demiş.
Edip Cansever
Kristin Hannah
Beşir Ayvazoğlu
Ziya Gökalp
Khaled Hosseini
Louis Ferdinand Celine
A. Ali Ural
Gayle Forman
Necib Mahfuz
Erol Güngör