Başkalarını kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü överiz, ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı gösterdiler mi darılırız, kızarız. Dertlerimizi anlamaları yetmez, yanıp yakınmalarını isteriz.
İnsan sevincini büyülterek anlatmalı, üzüntülerini kısaltarak.
Kendini yok yere acındıran gerçekten dertli olunca acınmamayı hakeder.
Her yerde olan, hiçbir yerde değildir. Martialis
Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar; başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür ama, zamanla, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine, gözlerimizi bile kaldırmaya izin v
Kendimiz sandığımızdan çok daha zenginiz; ama bizi ordan burdan alarak, dilenerek yaşamaya alıştırmışlar: Kendimizden çok başkalarından yararlanmaya zorlamışlar bizi.
Aşıklar yalnız gözleriyle neler söylerler birbirine: Bozuşur, barışır, yalvarışır, anlaşır, söyleşirler gözleriyle.
Agis?e bir insan nasıl özgür yaşayabilir, diye sorulduğu zaman; ölümü küçümseyerek, demiş.
Hayata, yalnız hayatta olduğum için bağlanmaya zaten alışmıştım
Ne ölümden kork, ne de ölümü iste.
Muhyiddin İbn Arabi (Ebû Bekir Muhammed b. Ali)
Atasoy Müftüoğlu
Slavoj Zizek
Abdülkadir Geylani
Cesare Pavese
Laurent Gounelle
Murat Uyurkulak
Metin Hara
Charles Bukowski