Deniz hiç olmadı, düş görüyorsun, olmasını diliyorsun ve toprakta yürüyorsun. Denizi göremeyeceksin artık. Bir zamanlar var olduğunu sandığın bir mit deniz. "Ama" diyorum gülümseyerek, "tadı ağzımda!"
Binlerce karayolu olsa da kafam karışmaz, çünkü yüreğimdeki kan o harika kaynağına geri dönecektir.
Ruhunu yitirmiş biri dünyaya sahip olsa ne fayda?
Dünyanın bütün hazlarını al, sonsuzlukla çarp, cennette bir an hepsine bedeldir.
Yüzü kitap arasına konup kurutulmuş sarı bir güldü.
Hayat böyle yaşanmalıydı, gayesizce dolaşarak, bir mola ve yola devam, beyaz çizgiyi izle, bir sigara yak...
Dünya tozdan geliyordu ve sonunda yine toz olacaktı.
Dünyayı sarsmayacak, kimseyi öldürmeyecek, tek bir mermi bile sıkmayacak ama siz onu ölünceye kadar unutmayacaksiniz, son nefesinizi verirken kitabımı anımsayacak ve gülümseyeceksiniz.
Etrafımdaki yüzlere baktım. Yüzümün onların yüzlerinden farklı olmadığını biliyordum. Kanı çekilmiş, gergin, endişeli, yitik yüzler. Köklerinden koparılıp güzel bir vazoya yerleştirilmiş çiçeklerden farksız yüzler.
Camilla ile ev bir düşün parçasıydı, oysa onsuz sadece bir ev.
Eduardo Galeano
Arif Akyol
Samuel Beckett
Edip Cansever
Semih Gümüş
Nurdan Gürbilek
Ali Kırca
Hannah Arendt
Tarryn Fisher
Fakir Baykurt