Bir ölü gördüğümde, ölümü, bir gidiş anına benzetirim. Ceset ise, üzerimizden çıkardığımız giysileri hatırlatır.
Çünkü, gördüğüm şeylerin boyundayım ben, Kendi boyumda değil.
Anlamak için, kendimi yok ettim. Anlamak, sevmeyi unutmaktır.
Düşlerim saçma birer sığınak, yıldırıma karşı şemsiye açmaktan farkı yok.
Üstün bir insana yakışan yegâne tavır, yararzız olduğunu bildiği bir işi inatla sürüdürmek...
Bilmemek hayatımız olsun! Hissettikçe unutalım!
Asıl eylem insanı, hayalcidir.
Uykusuz uykular uyuyordum.
Her yeni sonbahar, göreceğimiz son sonbahara biraz daha yakındır...
Her şey hiçtir(...) Her şey gölge ve uçan tozdur; duyulan tek ses rüzgârın havalandırıp sürüklediği şeylerden gelir, rüzgârın ardında bıraktığından başka sessizlik de yoktur.
Nermin Bezmen
Cemil Meriç
Ingeborg Bachmann
Soren Kierkegaard
Kamuran Şipal
Sarah Jio
O. Henry (William Sydney Porter)
Ahmet Ümit
Osman Nuri Topbaş
Max Weber